<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Malatyaya Bakış &#187; M. Bahadır ALTAŞ</title>
	<atom:link href="http://www.malatyayabakis.com/author/bahadiraltas/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.malatyayabakis.com</link>
	<description>Bir başka WordPress sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2023 07:26:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
		<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
		<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.9.1</generator>
	<item>
		<title>KDV&#8217;DE TEVKİFAT UYGULAMASINDA ALT SINIR ARTIRILMALI</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/kdvde-tevkifat-uygulamasinda-alt-sinir-artirilmali.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/kdvde-tevkifat-uygulamasinda-alt-sinir-artirilmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2021 13:10:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[M. Bahadır ALTAŞ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=48979</guid>
		<description><![CDATA[Katma Değer Vergisi, nihai tüketiciyi vergilemeyi amaçlayan bir işlem vergisidir. Bununla birlikte, birbirini takip eden tüm üretim ve dağıtım safhalarında tahsil edilen vergiden önceki safhalarda ödenen vergi indirildiği için, diğer işlem vergilerinden ayrışmaktadır. Katma Değer Vergisine getirilen tevkifat uygulaması ile alımlarda yüklenilen KDV yükü işletmelerin üzerinde kalmakta, indirim yolu ile giderilememektedir. Bilindiği üzere Katma Değer [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Katma Değer Vergisi, nihai tüketiciyi vergilemeyi amaçlayan bir işlem vergisidir. Bununla birlikte, birbirini takip eden tüm üretim ve dağıtım safhalarında tahsil edilen vergiden önceki safhalarda ödenen vergi indirildiği için, diğer işlem vergilerinden ayrışmaktadır. Katma Değer Vergisine getirilen tevkifat uygulaması ile alımlarda yüklenilen KDV yükü işletmelerin üzerinde kalmakta, indirim yolu ile giderilememektedir.</p>
<p>Bilindiği üzere Katma Değer Vergisinde tevkifat uygulaması, <strong>Katma Değer Vergisi Kanunu’</strong><strong>nun</strong> 9 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tuttuğu bir uygulamadır. Katma Değer Vergisi tevkifatı ihtiyari bir uygulama olmayıp, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcılar tarafından “Tam Tevkifat” veya “Kısmi Tevkifat”  şeklinde yapılması zorunludur.</p>
<p>Katma Değer Vergisi tevkifatı uygulamasına ilişkin en son düzenleme 16 Şubat 2021 tarihli ve 31397 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “<strong>35 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ</strong>” ile yapıldı. Yapılan yeni düzenlemede <strong>kısmi tevkifat uygulamasında belirlenmiş alıcılar kapsamı genişletilerek “</strong><em>sigorta ve reasürans şirketleri, sendikalar ve üst kuruluşları, vakıf üniversiteleri, mobil elektronik haberleşme işletmecileri”</em> de belirlenmiş alıcılar kapsama alınmıştır. Ayrıca <strong>Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü’ne yapılan teslimler, ticari reklam hizmetleri ve taşımacılık hizmetleri ile diğer hizmetler</strong> başlığı altında <em>“kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen”</em> hizmetlerde KDV tevkifatı kapsamına alınmış ve uygulanmakta olan <strong>KDV tevkifat oranlarında değişiklik yapılmıştır.</strong></p>
<p>Yayınlanan tebliğde bizce en önemli değişiklik ise  <strong>“İade taleplerinin yerine getirilmesinde alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması şartı”</strong> getirilmesidir.</p>
<h4>Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin “Tevkifata Tabi İşlemlerde KDV İadesi” başlıklı 2.1.5. bölümün “Genel Açıklamalar” başlıklı (I/C-2.1.5.1.) bölümünün ikinci paragrafında yer alan “şartı aranmaz” ibaresi “şarttır” olarak değiştirilmiştir.</h4>
<p>Hatırlanacağı üzere önceki uygulamada tevkifat uygulamasından doğan KDV iadesi alacakları için, satıcının tevkifata konu tutarı 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmiş olması, alıcının da yaptığı tevkifatla ilgili tutarın beyan edildiği 2 No.lu KDV Beyannamesini vergi dairesine vermiş olması gerekiyordu. KDV tevkifatı iade taleplerine ilişkin talebin yerine getirilmesinde alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk eden KDV’nin ödenmiş olması şartı aranmamaktaydı.</p>
<p>Yapılan düzenleme uyarınca, iade taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’si tutarının ödenmiş olması şartı gelmiştir. Getirilen bu uygulama ile alıcılar tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesini beyan edilen ve beyan edilen tutar üzerinden tahakkuk eden verginin ödenmemiş olması KDV iade işlemlerinde ciddi sorunların yaşanmasına neden olacaktır.</p>
<p>2012 yılında yayınlanan 117 Seri No.lu KDV uygulama tebliğinde belirlenen “<strong>Her bir işlemin KDV dâhil bedeli 1.000 TL’yi”</strong> aşması halinde tutarın tamamı üzerinden KDV tevkifat yapılır düzenlemesinde yer alan <strong>1.000 TL’lık</strong> tutar aradan geçen on yıllık süre dikkate alındığında bugün için değerini yitirmiştir.</p>
<p>35 Seri No.lu Katma Değer Vergisi tebliği ile uygulamaya konulan 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması şartı da dikkate alınarak. Bu tutarın e-arşiv fatura uygulamasındaki hadlerde dikkate alınarak her bir işlem için <strong>KDV dâhil 5.000 TL </strong>olarak uygulanması daha sağlıklı olacaktır.</p>
<p>KDV iade işlemleri başta olmak üzere KDV tevkifat uygulamasındaki <strong>1.000,00 TL’sı alt sınırı</strong> uygulamada SMMM meslek mensuplarının iş ve işlemlerin artırmasının yanı sıra ekonomik imkânsızlık içinde faaliyetine devam eden başta nakliyeci kamyoncu olmak üzere işyerlerini (Vergi mükelleflerini) olumsuz etkilemektedir.</p>
<p><strong>Örnek vermek gerekirse;</strong> ilgili ay içinde KDV tevkifatına tabi işlemi sadece KDV dâhil 1.000  TL tutarındaki yük taşımacılığına ait bir fatura olan mükellef. KDV dâhil 1.000,  TL tutarındaki (847,46 + 152,54)  yük taşımacılığına ait bu faturada 2/10 oranında KDV tevkifatı yaparak hesaplanan (152,54 / 10 * 2) 30,50 TL. 2.Nolu KDV beyannamesi ile beyan edilecek ve beyan edilecek bu işlem içinde mükellef tarafından 64,10 TL KDV beyanname damga vergisi ile birlikte 94,60 TL ödeyecektir.</p>
<p>3065 sayılı KDV Kanunun gerekçesi ile yakın zamanda yürürlüğe giren <strong>7104 sayılı Kanunun</strong> gerekçesinde KDV’nin temel esası nihai tüketiciyi vergilendirmeyi amaçlayan özü itibariyle nihai tüketicinin katlanmak zorunda kaldığı bir tüketim vergisi olarak açıklanmaktadır.  Bu nedenle KDV’yi diğer vergilerden ayıran en önemli özelliği indirim sisteminin olmasıdır. KDV uygulamasında vergiyi doğuran olayın işlemin her aşamasında vergiye tabi tutulması ve bu işlemlerinde kendi sistematiği içinde yüklenilen verginin indirim konusu yapılarak beyan edilmesi modern ve çağdaş vergi sisteminin gereğidir.</p>
<p>Katma Değer Vergisinin tekniğine ters düşen KDV’de tevkifat uygulaması ile KDV’nin indirim mekanizması yoluyla telafi edilebilmesi zorlaşmakta ve uzun süreler alabilmektedir. Bu gibi durumlarda devreden KDV’nin işletme üzerinde uzun süre kalması işletmeler için önemli bir finansman maliyeti oluşturmaktadır. Bugün için uygulamada Katma Değer Vergisi tabi işlemler üzerinden 26+1 farklı kod altında Katma Değer Vergisi tevkifat uygulaması yapılmaktadır. Katma Değer Vergisi tevkifat uygulamasının giderek kapsamının genişletilmesi ve tevkifat oranının artırılması KDV’nin getiriliş amacına ters düşmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla getirilen bu uygulama yerine Katma Değer Vergisinin oranlarının yeniden değerlendirilerek aşağıya çekilmesi daha doğru olacaktır.</p>
<p><strong>“Hırsıza kilit olmaz. Kilit dost içindir.”</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><em>Kaynak: www.alomaliye.com</em></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/kdvde-tevkifat-uygulamasinda-alt-sinir-artirilmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2021 YILI İÇİN ASGARİ ÜCRET DESTEĞİ NE OLDU?</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/2021-yili-icin-asgari-ucret-destegi-ne-oldu.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/2021-yili-icin-asgari-ucret-destegi-ne-oldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 May 2021 08:54:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[M. Bahadır ALTAŞ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=48907</guid>
		<description><![CDATA[Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk tarafından 28 Aralık 2020 tarihinde 2021 yılı asgari ücret artışı ile ilgili olarak yapılan basın toplantısında; 2021 yılında da asgari ücret desteğinin çalışan sayısı ayırımı yapılmaksızın tüm işyerleri için günlük 2,5 TL (aylık 75 TL) olarak devam edeceğini açıklamıştı. Aradan geçen yaklaşık beş aylık süreye rağmen [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk tarafından 28 Aralık 2020 tarihinde</p>
<p>2021 yılı asgari ücret artışı ile ilgili olarak yapılan basın toplantısında; 2021 yılında da asgari ücret desteğinin çalışan sayısı ayırımı yapılmaksızın tüm işyerleri için günlük 2,5 TL (aylık 75 TL) olarak devam edeceğini açıklamıştı. Aradan geçen yaklaşık beş aylık süreye rağmen bugüne kadar bu konuda bir düzenleme yapılmaması özellikle iş dünyasındaki beklentileri sonuçsuz bıraktı. Bu durum bakan gitti asgari ücret desteği unutuldu şeklinde söylentilere neden olmaktadır.</p>
<p>Hatırlanacağı üzere ilk defa 2016 yılında 6661 sayılı kanun’un 17. maddesi ile 5510 sayılı SGK eklenen Geçici-68 maddesi ile uygulamaya giren “Asgari Ücret Desteği” Hazineden/İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanarak 2020 yılına kadar devam etmişti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>2016 Yılı için 100,00 TL/Ay</li>
<li>2017 Yılı için 110,00 TL/Ay</li>
<li>2018 Yılı için 120,00 TL/Ay</li>
<li>2019 Yılı için 102,00 TL/Ay</li>
<li>2020 Yılı için  75,00 TL/Ay</li>
</ul>
<p>yıllarında asgari ücret desteği sağlanmıştı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>2021 yılı için Bakan Zehra Zümrüt Selçuk tarafından verileceği açıklanan aylık 75,00 TL asgari ücret desteği 2021 yılı için belirlenen 3,57750 TL asgari ücret göre yapılan hesaplamada işverene yaklaşık yüzde 2,1 oranında sigorta prim desteği olarak yansıyacaktır.</p>
<p>Ocak-2021 ayından itibaren uygulanması beklenen asgari ücret desteğinin bu tarihten itibaren dikkate alınması halinde işverenlerin Ocak-Nisan dönemini kapsayan dört aylık devletten asgari ücret desteği alacağı doğmuş olmaktadır.</p>
<p>2020 yılında başlayan ve 2021 yılında etkisini artırarak devam ettiren korona salgının işletmeler üzerinde yarattığı olumsuz etkiler dikkate alındığında, asgari ücret desteğinin işçi istihdam eden büyük küçük tüm işletmeler için önem arz etmektedir.</p>
<p>Konuya taraf hükümet ve iş dünyası meslek örgütlerinden bu konuda ses seda çıkmaması işverenleri tedirgin etmektedir. Geçmiş yıllarda uygulamanın geç yasalaşması ve işlemlerin geriye yönelik olarak takip edilmesi ve kayıtlara alınması sürecide iş yükünü artırması nedeniyle özellikle serbest muhasebeci mali müşavirler tarafından eleştiri konusu yapılmaktadır.</p>
<p>Bilindiği üzere asgari ücret desteğinin sağlanması için yasal düzenleme gerekiyor. Bu nedenle hükümet tarafından söz verilen 2021 yılı asgari ücret desteği ile ilgili yasal düzenlemenin TBMM görüşülmekte olan ve AKP tarafından verilen “İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” veya görüşülmekte olan bir başka kanun teklifine eklenecek bir madde ile bir an önce yapılması gerekir. Yapılacak düzenlemede pandemi şartları dikkate alınarak asgari ücret desteğinden yararlanmaya ilişkin bir sınırlama konulmadan çalışan tüm işçiler için sağlanmalıdır. Aksi takdirde işverenler için koronadan sonra bir şok da asgari ücret desteği olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/2021-yili-icin-asgari-ucret-destegi-ne-oldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;6 PUANLIK SİGORTA PRİM İŞVEREN HİSSESİ DESTEĞİ 31 ARALIK 2020 TARİHİNDE SONA ERECEK&#8221;</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/47945.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/47945.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2020 08:04:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[M. Bahadır ALTAŞ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=47945</guid>
		<description><![CDATA[2004 yılında uygulamaya konulan 5084 sayılı yatırım ve istihdamı teşvik kanunu ile belirlenen sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksi düşük olan illerde üretim ve istihdamı artırmak amacıyla, sigorta primi, gelir vergisi teşviki ve enerji desteği uygulaması getirilmişti. Bu kanunun uygulama süresinin sona ermesi üzerine önce 5350 sayılı kanunla kapsam ve süre 2012 yılına kadar uzatıldı. 29 Mayıs 2013 [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>2004 yılında uygulamaya konulan 5084 sayılı yatırım ve istihdamı teşvik kanunu ile belirlenen sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksi düşük olan illerde üretim ve istihdamı artırmak amacıyla, sigorta primi, gelir vergisi teşviki ve enerji desteği uygulaması getirilmişti. Bu kanunun uygulama süresinin sona ermesi üzerine önce 5350 sayılı kanunla kapsam ve süre 2012 yılına kadar uzatıldı.</p>
<p>29 Mayıs 2013 tarih ve 28661 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 6486 sayılı kanunla 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81.maddesinde yapılan düzenlemede 1 Ocak 2013 tarihinden geçerli olmak 5 puanlık sigorta primi hazine desteğine ilave olarak prime esas kazanç alt sınırı üzerinden 6 puana kadar ilave prim desteği sağlanması konusunda ilave puan tutarı ile uygulanacak illeri ve uygulama süresini belirlemede Bakanlar Kurulu’na (Cumhurbaşkanı’na) yetki verilmişti.</p>
<p>Bu düzenleme kapsamında, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sigorta primine esas kazanç alt sınırı üzerinden uygulanacak ilave puan, ilave puan uygulanacak iller ve uygulama süresi hakkındaki 30.5.2013 tarihli ve 2013/4966 sayılı Bakanlar Kurulu kararının eki kararda yer alan 51 ilde özel sektör işyerlerinde istihdam edilen işçiler için 6 puanlık sigorta primi işveren desteği hazinece karşılanmasına karar verilmiştir.</p>
<p>Cumhurbaşkanı tarafından kullanılan bu yetkili ile 6 puanlık sigorta primi işveren desteği 31.12.2019 tarihine kadar uzatılmıştı. Bu konuda en son uzatmada 23 Şubat 2020 tarihinde yayınlanan 2137 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla 31 Aralık 2020 tarihine kadar yapıldı. Süre 01.01.2021 tarihi itibariye bitmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Süre uzatılmazsa işletmeler zor durumda kalır</strong></p>
<p>Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi düşük 51 il ve Bozcaada, Gökçeada ilçelerinde de uygulanmakta olan 6 puanlık sigorta primi işveren hissesi desteği 2020 yılında uygulanan 2.943,00 TL’si asgari ücrete göre özel sektör işyerlerinde 1 işçi için 176,58 TL’na tekabül etmektedir. 2021 için açıklanan asgari ücrete göre bu tutarın daha yüksek hesaplanacağı tabidir.</p>
<p>31.12.2020 tarihinde sona erecek olan bu SGK sigorta prim ile ilgili Cumhurbaşkanlığı’nca bir uzatma yapılmaması halinde 01.01.2021 tarihinden itibaren özel sektör işyerlerinde istihdam edilen işçiler için 6 puanlık sigorta primi işveren desteği hazinece karşılanmayacaktır.</p>
<p><strong>Süre en az üç yıl uzatılmalıdır</strong></p>
<p>Korona salgınının ekonomide oluşturduğu olumsuzluklar kapsamında 7256 sayılı kanunla uygulama süresi uzatılan SGK sigorta prim teşvikleri dikkate alındığında 6486 sayılı kanunla sağlanan 6 puanlık prim desteğinin de en az üç yıl süre ile uzatılması artık zorunluluk halini almıştır.</p>
<p>Bugün yaşanan süreçte bu tür teşviklere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Teşvik uygulama süresinin uzatılmasına yönelik yeni yasal düzenleme yapılmaması halinde işletmelerin zor durumda kalacağı kaçınılmaz olacağı gibi; olumsuz ekonomik koşullar altında bulunan işyerleri için önemli ilave maddi yük getirecektir.</p>
<h1></h1>
<p><strong>İlave 6 puanlık işveren hissesi sigorta primi teşvik kapsamına giren iller</strong></p>
<table width="379">
<tbody>
<tr>
<td width="116"><strong>(I) SAYILI LİSTE</strong></td>
<td width="117"><strong>(II) SAYILI LİSTE</strong></td>
<td width="145"><strong>(III) SAYILI LİSTE</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Afyonkarahisar</td>
<td width="117">Adıyaman</td>
<td width="145">Ağrı</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Amasya</td>
<td width="117">Aksaray</td>
<td width="145">Ardahan</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Artvin</td>
<td width="117">Bayburt</td>
<td width="145">Batman</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Bartın</td>
<td width="117">Çankırı</td>
<td width="145">Bingöl</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Çorum</td>
<td width="117">Erzurum</td>
<td width="145">Bitlis</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Düzce</td>
<td width="117">Giresun</td>
<td width="145">Diyarbakır</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Elazığ</td>
<td width="117">Gümüşhane</td>
<td width="145">Hakkâri</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Erzincan</td>
<td width="117">Kahramanmaraş</td>
<td width="145">Iğdır</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Hatay</td>
<td width="117">Kilis</td>
<td width="145">Kars</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Karaman</td>
<td width="117">Niğde</td>
<td width="145">Mardin</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Kastamonu</td>
<td width="117">Ordu</td>
<td width="145">Muş</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Kırıkkale</td>
<td width="117">Osmaniye</td>
<td width="145">Siirt</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Kırşehir</td>
<td width="117">Sinop</td>
<td width="145">Şanlıurfa</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Kütahya</td>
<td width="117">Tokat</td>
<td width="145">Şırnak</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Malatya</td>
<td width="117">Tunceli</td>
<td width="145">Van</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Nevşehir</td>
<td width="117">Yozgat</td>
<td width="145">Bozcaada-Gökçeada ilçe</td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Rize</td>
<td width="117"></td>
<td width="145"></td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Sivas</td>
<td width="117"></td>
<td width="145"></td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Trabzon</td>
<td width="117"></td>
<td width="145"></td>
</tr>
<tr>
<td width="116">Uşak</td>
<td width="117"></td>
<td width="145"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kaynak.www.alomaliye.com</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<h1></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/47945.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CAZİBE MERKEZİ İLLERDE YENİ YATIRIMLAR İÇİN SÜRE UZATILDI</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/cazibe-merkezi-illerde-yeni-yatirimlar-icin-sure-uzatildi.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/cazibe-merkezi-illerde-yeni-yatirimlar-icin-sure-uzatildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2020 07:31:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[M. Bahadır ALTAŞ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=47283</guid>
		<description><![CDATA[21 Ağustos 2020 tarih 31220 sayılı Resmi gazetede yayınlanan Cumhurbaşkanı kararı Cazibe Merkezleri Programı kapsamındaki 24 ilde özel sektör tarafından gerçekleştirilecek yatırımlarda süre uzatımı yapıldı. “İmalat” sanayi yatırımlarından uygun bulunan ve desteklenmesine karar verilen yatırımlara, 6. Bölge için sağlanan destek unsurlarından yararlanma imkânına ilişkin 2012/3305 sayılı yatırımlarda devlet yardımları hakkındaki bakanlar kurulu kararında yer alan [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>21 Ağustos 2020 tarih 31220 sayılı Resmi gazetede yayınlanan Cumhurbaşkanı kararı Cazibe Merkezleri Programı kapsamındaki 24 ilde özel sektör tarafından gerçekleştirilecek yatırımlarda süre uzatımı yapıldı. “İmalat” sanayi yatırımlarından uygun bulunan ve desteklenmesine karar verilen yatırımlara, 6. Bölge için sağlanan destek unsurlarından yararlanma imkânına ilişkin 2012/3305 sayılı yatırımlarda devlet yardımları hakkındaki bakanlar kurulu kararında yer alan <strong>yatırımlar başlıklı 18 maddesinin 4 bendindeki </strong><strong>Cazibe Merkezleri Programı</strong> kapsamındaki yatırımlara ilişkin düzenleme (<em>Son müracaat tarihi 31.12.2020 iken)</em> yatırımların desteklenmesine yönelik olarak alt bölge uygulamasın geçilmesi nedeniyle yürürlükten kaldırılmıştı.</p>
<p>07.10.2020 tarih ve 31267 sayılı Resmi gazetede yayınlanan Cazibe Merkezleri Programı Kapsamında Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar 3063 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 24 ilin yer aldığı Cazibe Merkezleri Programı Kapsamında Yatırımların Desteklenmesi “31/12/2021” tarihine kadar uzatılmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Asgari Yatırım Tutarı Şart</strong></p>
<p>Cazibe Merkezleri Programı Kapsamında desteklenecek imalat sanayi yatırımlarının (US-97 Kodu: 15-37) organize sanayi bölgesi veya endüstri bölgesinde gerçekleştirilmesi ve asgari 2 milyon TL yatırım tutarı şartını sağlaması gerekiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Yatırımlar İçin Sadece Cazibe merkezi Desteklerinden Yararlanma Şartı</strong></p>
<p>Cazibe merkezi programı kapsamındaki destek unsurlarından yararlanan yatırım harcamaları, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının desteklerinden yararlanamayacak. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının desteklerinden yararlanılan veya yararlanılacak yatırım harcamaları için, bu karar kapsamındaki desteklerden yararlanmak üzere Bakanlığa müracaat edilemeyecek.</p>
<p>Bu konudaki tek istisnai durum, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının sadece sübvansiyonlu kredi desteğinden yararlanan yatırımlar, sübvansiyonlu krediye faiz veya kâr payı desteği sağlanmaması kaydıyla, bu karar kapsamındaki destek unsurlarından yararlanabilecekler.</p>
<p>Cazibe merkezi programı kapsamındaki destek unsurlarının uygulanmasına ilişkin düzenlemelere aykırı davranılması halinde, Cazibe Merkezi Programı kapsamındaki destek unsurlarından yararlanılan destekler ilgili mevzuat çerçevesinde geri alınacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Daha Önce Düzenlenmiş Yatırım Teşvik Belgeleri</strong></p>
<p>Uygulama süresi 31.12.2021 tarihine kadar uzatılan bu destek imkânlarından, daha önce düzenlenmiş ve tamamlama vizesi yapılmamış teşvik belgesi sahibi işletmelerde yararlanacaklar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Cazibe merkezi illerde yapılacak yatırımlar için sağlanan destek unsurları </strong></p>
<p>Katma Değer Vergisi istisnası (Makine ve teçhizatlar için).</p>
<p>Gümrük Vergisi muafiyeti.</p>
<p>Kredi faiz desteği.</p>
<p>Vergi indirimi (İndirimli Gelir/Kurumlar Vergisi).</p>
<p>Sigorta primi işveren hissesi desteği.</p>
<p>Sigorta primi işçi hissesi desteği.</p>
<p>Gelir vergisi (stopaj) desteği.</p>
<p>Enerji desteği.</p>
<p>İnşaat-Yapı harçları muafiyeti.</p>
<p>Emlak Vergisi muafiyeti.</p>
<p>Damga Vergisi muafiyeti.</p>
<p>Yatırım yeri tahsisi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kapsamdaki iller</strong></p>
<p>Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Batman, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Hakkâri, Iğdır, Kars, Kilis, Malatya, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli, Van.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>Kaynak https://www.alomaliye.com/</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/cazibe-merkezi-illerde-yeni-yatirimlar-icin-sure-uzatildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YATIRIMCILAR İÇİN &#8220;CAZİBE&#8221;DE SÜRE BİTİYOR</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/yatirimcilar-icin-cazibede-sure-bitiyor.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/yatirimcilar-icin-cazibede-sure-bitiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2020 11:18:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[M. Bahadır ALTAŞ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=46732</guid>
		<description><![CDATA[2016 yılında 678 sayılı KHK ile yürürlüğe konulan cazibe merkezleri programı 25 Ocak 2018 tarihinde yayınlanan Cazibe Merkezleri Programı Kapsamında Yatırımların Desteklenmesi Hakkındaki 2018/11201 no.lu kararla yürürlükten kaldırılmış; cazibe merkezi illerde yapılacak yatırımlar için sağlanacak devlet destekleri yeniden açıklanmış ve daha avantajlı hale getirilmiştir. Son müracaat tarihi ise 31 Aralık 2020 olarak belirlenmiştir. İçinde bulunduğumuz tarih dikkate alındığında yaklaşık [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2016 yılında 678 sayılı KHK </strong>ile yürürlüğe konulan cazibe merkezleri programı 25 Ocak 2018 tarihinde yayınlanan <strong>Cazibe Merkezleri Programı Kapsamında Yatırımların Desteklenmesi Hakkındaki 2018/11201 no.lu kararla </strong>yürürlükten kaldırılmış; cazibe merkezi illerde yapılacak yatırımlar için sağlanacak devlet destekleri yeniden açıklanmış ve daha avantajlı hale getirilmiştir. <strong>Son müracaat tarihi ise 31 Aralık 2020 olarak belirlenmiştir.</strong></p>
<p>İçinde bulunduğumuz tarih dikkate alındığında yaklaşık beş aylık bir süre sonunda cazibe merkezleri programı kapsamındaki müracaat süresinin <strong>31.12.2020</strong> tarihinde sona erecek olması yatırımcılar için önem arz etmektedir.</p>
<p>Uygulamada Cazibe Merkezleri Programı kapsamında <strong>4 üncü bölgede</strong> yer alan Malatya, Elazığ ve Erzincan illeri ile <strong>5 inci bölge</strong> yer alan Adıyaman, Tunceli, Erzurum, Gümüşhane, Bayburt illeri ek destek alacak iller olarak belirlenmiştir. Bu illerde Organize Sanayi Bölgesi (OSB) içinde yapılacak yatırımlar <strong>31.12.2020</strong> tarihine kadar yatırım teşvik belgesi için müracaat edilmesi halinde <strong>6. bölge</strong> teşviklerinden yararlanabilmektedir.</p>
<p><strong>Malatya, Elazığ ve Erzincan İçin 4.Bölgeye Dönüş Olacak</strong></p>
<p>01 Ocak 2021 tarihinden sonra Elazığ, Erzincan ve Malatya illeri 4.bölgede bulunduğu için bu illerde OSB’lerde gerçekleştirilecek yatırımlar 6. Bölge teşvikleri yerine 5.Bölge teşviklerinden faydalanacaklar.</p>
<p>Bu nedenle yatırımcıların kalan bu süreyi dikkate alarak yeni yapacakları yatırımlar için sürenin sona ermesinden önce yatırım teşvik belgesi müracaatında bulunmaları gerekiyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Korana Salgını Bu Sürenin Uzatılmasını Zorunlu Kılıyor</strong></p>
<p>Covid-19 salgınının ekonomiye olumsuz etkisi birçok yatırımcıyı da olumsuz etkilemiştir. Mart-Temmuz 2020 dönemi salgın sürecinde yatırımcıların mevcut yatırımlarını gerçekleştirmedikleri gibi yeni yatırım projelerini de öteledikleri bilinmektedir. Bu şartlar altında faaliyette bulunan yatırımcıların Covid-19 salgınından en asgari düzeyde etkilenmesi için cazibe merkezleri illerde <strong>31.12.2020</strong> tarihinde sona erecek olan müracaat süresinin uzatılmasını zorunluluk olmaktadır. <strong>Bu konudaki önerimiz sürenin 31.12.2023 tarihine kadar uzatılmasıdır.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>2018 ve 2019 yıllarında bu illere il dışından gelen, özellikle emek yoğun olan hazır giyim ve tekstil sektöründe faaliyette bulunan yatırımcıların cazibe merkezi destekleri için bu illeri tercih ederek yatırım yaptığı dikkate alındığında sürenin uzatılmaması bu iller için önemli kayıp olur.</p>
<p>Cazibe Merkezleri Programı kapsamındaki 23 ilde özel sektör tarafından gerçekleştirilecek “<strong>İmalat” </strong>sanayi (US-97 kodu ile 15-37) ile “<strong>Çağrı ve Veri Merkezi” </strong>yatırımları destek kapsamında uygun bulunan ve desteklenmesine karar verilen yatırımlardır.  6. Bölge için aşağıda yer alan destek unsurları ile enerji desteğinden 6. Bölge için uygulanan oran ve sürelerde yararlanmaktalar.</p>
<ul>
<li>Katma Değer Vergisi istisnası (Makine ve teçhizatlar için)</li>
<li>Gümrük Vergisi muafiyeti</li>
<li>Kredi faiz desteği</li>
<li>Vergi indirimi (İndirimli Gelir/Kurumlar Vergisi)</li>
<li>Sigorta Primi işveren hissesi desteği</li>
<li>Sigorta Primi işçi hissesi desteği</li>
<li>Gelir Vergisi (stopaj) desteği</li>
<li>Enerji desteği</li>
<li>İnşaat-Yapı Harçları muafiyeti</li>
<li>Emlak Vergisi muafiyeti</li>
<li>Damga Vergisi muafiyeti</li>
<li>Yatırım yeri tahsisi</li>
</ul>
<table width="256">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" width="256"><strong>Cazibe Merkezi Programındaki İller</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="132"><strong>4. Bölgedeki İller </strong></td>
<td width="125"><strong>6.Bölgedeki İller</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="132">Elazığ</td>
<td width="125">Ağrı</td>
</tr>
<tr>
<td width="132">Erzincan</td>
<td width="125">Ardahan</td>
</tr>
<tr>
<td width="132">Malatya</td>
<td width="125">Batman</td>
</tr>
<tr>
<td width="132"><strong>5. Bölgedeki İller</strong></td>
<td width="125">Bingöl</td>
</tr>
<tr>
<td width="132">Adıyaman</td>
<td width="125">Bitlis</td>
</tr>
<tr>
<td width="132">Bayburt</td>
<td width="125">Diyarbakır</td>
</tr>
<tr>
<td width="132">Erzurum</td>
<td width="125">Hakkâri</td>
</tr>
<tr>
<td width="132">Gümüşhane</td>
<td width="125">Iğdır</td>
</tr>
<tr>
<td width="132">Tunceli</td>
<td width="125">Kars</td>
</tr>
<tr>
<td width="132">&nbsp;</td>
<td width="125">Mardin</td>
</tr>
<tr>
<td width="132">&nbsp;</td>
<td width="125">Muş</td>
</tr>
<tr>
<td width="132">&nbsp;</td>
<td width="125">Siirt</td>
</tr>
<tr>
<td width="132">&nbsp;</td>
<td width="125">Şanlıurfa</td>
</tr>
<tr>
<td width="132">&nbsp;</td>
<td width="125">Şırnak</td>
</tr>
<tr>
<td width="132">&nbsp;</td>
<td width="125">Van</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kaynak:www.alomaliye.com </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/yatirimcilar-icin-cazibede-sure-bitiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BELEDİYE ŞİRKETLERİNİN STATÜSÜ ÜZERİNE DEĞERLENDİRME</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/belediye-sirketlerinin-statusu-uzerine-degerlendirme.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/belediye-sirketlerinin-statusu-uzerine-degerlendirme.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 2020 08:03:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[M. Bahadır ALTAŞ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=46634</guid>
		<description><![CDATA[Belediyelerin belediye hizmetlerini yerine getirirken şirketler eliyle hizmet vermesi kamu işletmeciliğinde yeni bir dönemin başlamasına yol açmış; belirli belediyecilik hizmetleri için kurulan bu şirketlerin sayıları ve faaliyet alanlarının çeşitliliği son yirmi yılda hızla artmıştır. Belediyelerin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımında taşeronluk sistemi olarak bilinen sistemin yerine Kamu kurum ve kuruluşlarında hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında çalıştırılmakta [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Belediyelerin belediye hizmetlerini yerine getirirken şirketler eliyle hizmet vermesi kamu işletmeciliğinde yeni bir dönemin başlamasına yol açmış; belirli belediyecilik hizmetleri için kurulan bu şirketlerin sayıları ve faaliyet alanlarının çeşitliliği son yirmi yılda hızla artmıştır.</p>
<p>Belediyelerin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımında taşeronluk sistemi olarak bilinen sistemin yerine Kamu kurum ve kuruluşlarında hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında çalıştırılmakta olan işçilerin sürekli işçi kadrolarına veya mahalli idare şirketlerinde işçi statüsüne geçirilmesine ilişkin, 20.11.2017 tarihli ve <strong>696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin</strong> uygulamaya girmesi ile birlikte kurulan şirket sayısı oldukça fazladır. Büyük bir kısmı büyükşehir belediyesi bünyesinde, diğerleri il ve ilçe belediyelerine bağlı belediye şirketlerinin sayısının bugünlerde yaklaşık iki bine ulaştığı tahmin edilmektedir.</p>
<p>Bu şirketlerin sayısı, niteliği ve büyüklüğü, belediyelerin büyüklüğüne göre değişiyor. Belediyelerin bazılarında her hizmet alanı için kurulmuş ayrı bir şirket bile bulunmaktadır.</p>
<p>Sayıları ve ekonomik hacmi önemli bir büyüklüğe ulaşan bu şirketlerin hukuki statüsü konusunda;</p>
<p>– Kamu tüzel kişiliği mi? Ya da</p>
<p>– Özel tüzel kişiliği mi?</p>
<p>oldukları konusu ciddi tereddütler yaşanmaktadır.</p>
<p>Belediye şirketleri ile ilgili yapılan tanımlamalarda devletin piyasaları düzenleyici etkisinin var olduğu dönemlerde belirlenmiş ve çerçevesi çizilmiş tanımların bugünkü tanımlamaları tam olarak karşılamadığı, ifadelerin bazen yetersiz kaldığı görülmektedir. Özellikle özel kanunlarla oluşturulan/kurulan işletmelerle ile ticaret kanunlarına göre kurulan şirketlerin güncel tanımlamalardan uzak kamusal görev üstlendikleri gerekçesiyle aynı kapsamda değerlendirildiklerini görmekteyiz.</p>
<p>Cumhuriyet dönemi ile birlikte iktisadi hayatta faaliyette bulunan ve özel kanunlar ile kurulan,</p>
<p><strong>Kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT)</strong></p>
<p>233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname de sermayesinin tamamı devlete ait olan İktisadi Devlet Teşekkülleri ve Kamu İktisadi Kuruluşlar</p>
<p><strong>Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)</strong></p>
<p>İktisadi alanda tekel niteliğini haiz mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üreten ve pazarlayan teşebbüsler.</p>
<p><strong>İktisadi Devlet Teşekkülleri (İDT</strong>)</p>
<p>İktisadi alanda ticari esaslara göre, kâr amacı güderek faaliyet gösteren teşebbüsler.</p>
<p>şeklinde ortak ad olarak tanımlanmış ve resmi nitelikteki işyerleri olarak kabul edilmiştir.</p>
<p><strong>Belediye İktisadi teşebbüsleri (BİT)</strong></p>
<p>Birtakım yerel hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla <em>(Maski-Aski-Kaski vb13.03.2014 tarih ve 2014/6072 sayılı Bakanlar Kurulu kararı gibi) </em>özel düzenlemelerle (izinle) belediyeler tarafından kurulan veya yönetilmek üzere ortak olunan, bağımsız bir bütçeye sahip özel hukuk tüzel kişileri” olarak tanımlanmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle Türk Ticaret Kanunu göre kurulan günümüz belediye şirketleri kapsamında <strong>“Resmi Nitelikteki işyeri”</strong>  tanımı yeniden yapılmalıdır.</p>
<p>Bu konuda verilmiş bir yargı kararında<em> “KİT’lerin sermayesi Devlete aittir. Belediyeler ise, Devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir. Dolayısıyla belediyelerin hissedarı oldukları TTK göre kurulu şirketler, 233 sayılı KHK kapsamında olmayıp, kamu iktisadi teşebbüsü sayılamaz.”</em> (2017-Yargıtay Kararı) denilerek. Konuya farklı bir bakış acısı getirmiştir.</p>
<p>Bilindiği üzere; <strong>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun</strong> 334 maddesinde <em>“Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişilerinden birine, esas sözleşmede öngörülecek bir hükümle, pay sahibi olmasalar da. İşletme konusu kamu hizmeti olan anonim şirketlerin yönetim kurullarında temsilci bulundurmak hakkı verilebilir”</em>  şeklinde yer alan düzenleme göre belediyelere şirket kurabilme veya bir şirkete ortak olmalarına imkân tanınmıştır.</p>
<p>Yasal olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren belediye şirketleri, belediye tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir. Bu çerçevede mevcut olan bir belediye şirketi sıfırdan yeni bir şirket kurabilir veya kurulacak başka bir şirketin kurucu ortağı olabilir. Böyle bir şirketin kurulması halinde kurulan şirketle ile belediye arasındaki ilişki sadece dolaylı ortaklık olarak tesis edilmektedir. Bu durumda mevcut bir belediye şirketinin yeni bir şirket kurması halinde bu şirket hangi kapsamda değerlendirilmelidir.</p>
<p><strong>6772 Sayılı Kanunun</strong> 1. maddesi gereğince,“belediyeler ve bunlara bağlı teşekküller” kanun kapsamındadır. Belediyelerin hissedarı olduğu şirketler ise, TTK tabi, belediyeden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğundan, bu şirketler belediyeye bağlı teşekkül sayılmaz.” Hükmü ile</p>
<p><strong>5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa</strong> göre bir iktisadi kamu kuruluşunun varlığından söz edilebilmesi için kuruluşun;</p>
<p>Kamu idareleri veya kamu kuruluşlarına ait veya bağlı olması</p>
<p><strong>Sermaye şirketi veya kooperatif şeklinde kurulmamış olması</strong></p>
<p>Ticari, sınaî veya zirai alanda devamlı olarak faaliyette bulunması gerekir.</p>
<p>Hükmünün birlikte değerlendirilmesi halinde bu yasal düzenlemeler kapsamında cevaplanması gereken soru: 6102 sayılı TTK göre kurulmuş olan belediye şirketleri Kamu Tüzel Kişisi mi? Özel hukuk tüzel kişisi mi? olarak değerlendirilmesi gerekir.</p>
<p>Bugün için uygulamada belediye şirketlerin hukuki statüsünü belirlemede esas alına <strong>5335 sayılı Kanunun</strong> 30’uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sosyal güvenlik ve emeklilik uygulamaları için getirilen, <em>“</em><em>Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dâhil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar</em><em>.”</em> düzenlemesinden hareketle 6102 sayılı TTK göre kurulan belediye şirketleri için hüküm tesis edilmesi ne kadar yasaldır.</p>
<p>Her hukuki düzenleme kendi mevzuatı içinde değerlendirilmesi gerekirken bu şekilde bir kıyas ve varsayımla hüküm tesis edilmesi ne kadar yasal olabilir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bu şirketlerin işyerlerin tecil aşamasında <strong>“Özel İşyeri kodu”</strong> ile tescil edilmesi rağmen uygulamada bu işyerleri için resmi nitelikteki işyerleri statüsünde işlem yapılması hangi yasal düzenleme gerekçesi ile izah edilebilir.</p>
<p>Yıllardır tartışılan bir konu olan <strong>4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’</strong><strong>na</strong> göre hem de <strong>2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’</strong><strong>na</strong> göre belediye şirketlerinin, ortaklık ilişkisi içerisinde oldukları belediyelerin ihalelerine katılmaları konusu da dikkate alındığında yapılan ihalede rekabet ortamının oluşup oluşmadığından nasıl bahsedebiliriz.</p>
<p>İçinde bulunduğumuz bu günlerde Covid-19 salgının neden olduğu işe ara verme nedeniyle Kısa Çalışma Ödeneği’nden belediyelerin kurmuş oldukları şirketlerinde yararlanmış olması bu şirketlerin statüsü ile ilgili yeniden değerlendirme yapılmasını zorunluluk haline getirmiştir.</p>
<p>Bu nedenle bu konuda verilen yargı kararları dikkate alınarak başta Türk Ticaret Kanunu, Vergi Kanunları (Kurumlar Vergisi Kanunu), Sosyal Güvenlik Kanun ve Yatırım ve İstihdamın Teşvikini düzenleyen kanunlar kapsamında belediye şirketlerinin hukuki statüsünün yeniden değerlendirilmesi ve tanımlanması gerekmektedir.</p>
<p><strong><em>Kaynak; <a href="http://www.alomaliye.com">www.alomaliye.com</a></em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/belediye-sirketlerinin-statusu-uzerine-degerlendirme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;BİZİM İÇİN ÖNEMLİ^, ANCAK YETERLİ DEĞİL &#8221;</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/bizim-icin-onemli-ancak-yeterli-degil.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/bizim-icin-onemli-ancak-yeterli-degil.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 May 2020 08:13:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[M. Bahadır ALTAŞ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=46262</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz Cumartesi günü 16 Mayıs tarihinde cep telefonumuza gelen “Vergi mükellefleri ile idaremiz arasında önemli vazifeler gören siz değerli meslek mensubuna salgın surecinde göstermekte olduğunuz özverili çalışmalarınız nedeniyle teşekkür ederiz. Gelir İdaresi Başkanlığı” mesajı zor ve meşakkatli geçen bu Covid-19 salgını sürecinde bir nebzede olsa bizlere moral oldu. Evet, bizler 3568 sayılı kanunla kamu görevi [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz Cumartesi günü 16 Mayıs tarihinde cep telefonumuza gelen <strong>“Vergi mükellefleri ile idaremiz arasında önemli vazifeler gören siz değerli meslek mensubuna salgın surecinde göstermekte olduğunuz özverili çalışmalarınız nedeniyle teşekkür ederiz. Gelir İdaresi Başkanlığı”</strong> mesajı zor ve meşakkatli geçen bu Covid-19 salgını sürecinde bir nebzede olsa bizlere moral oldu.</p>
<p>Evet, bizler 3568 sayılı kanunla kamu görevi hizmeti yapan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (SMMM) ve Yeminli Mali Müşavirler (YMM) olarak yaptığımız işin ülkemiz için ne kadar değerli olduğunu biliyoruz. Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler devlete, topluma, müşterilerine ve kendilerine karşı sorumluluklarının bilincindedirler.</p>
<p>Dünyadaki gelişmelere paralel olarak ülkemizde de mali müşavirlik mesleği kamu maliyesinin güçlenmesi için vergi gelirlerinin hesaplanıp beyan edilmesine katkı sunmanın yanı sıra, ticari işletmelerin gelişmesinde yol gösterici ve uluslararası alanda rekabet edebilirliğinde ivme kazandırıcı bir görev üstlenmiştir. Önemli bir mesleği icra eden meslek mensupları olarak bizler, her geçen gün artan çalışma standartları ve şartları ile ücret, tahsilât gibi mesleki sorunlarımız olmasına rağmen, mesleki sorumluluğumuz gereği görevimizi her türlü zor şartlar altında yinede yerine getirmekteyiz. Covid-19 salgını sürecinde yaşanan gelişmeler bizlerin en zor şartlarda bile göstermiş olduğumuz özverinin ve yapılan çalışmalar karşılığında verilen emeğinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.</p>
<p>Bu süreç bir kez daha gösterdi ki alınan ekonomik kararların uygulanmasında TÜRMOB meslek mensuplarının emeği ve katkısı olmadan başarıya ulaşması çok zordur. Çünkü, muhasebeciler TÜRMOB ile birlikte Türkiye’nin teknolojik dönüşümü en sağlıklı yaşayan meslek mensuplarıdır.</p>
<p><strong>Ayrımcılık Değil, Emeğimizin Karşılığını İstiyoruz</strong></p>
<p>Bugün için emeklerimizin maddi karşılığını almasak da manevi olarak karşılığını beklememiz en doğal hakkımızdır. Çünkü emek kutsaldır, emek sevgi ister.</p>
<p>Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından TÜRMOB üyesi Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirlerin her birine özel teşekkür mesajı gönderilmesini; ayrıca bunu sosyal medya hesaplarında paylaşmasını önemli ve çok değerli bulmaktayım. Bu duyarlığından dolayı muhasebe mesleği camiasının bir üyesi olarak bende <strong>kurumsal olarak</strong> TC Hazine ve Maliye Bakanı Sn. Dr. Berat Albayrak ve Gelir İdaresi Başkanı Sn. Bekir Bayraklar ve tüm yetkili ve özellikle çalışanlarına teşekkür ederim. Ancak bizlere gönderilen mesajda “<strong>meslek mensubu” </strong>ifadesi yerine meslek unvanımızla birlikte <strong>TÜRMOB başta olmak üzere tüm</strong> <strong>Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirlere</strong> şeklinde olmayışını önemli bir eksik olarak gördüğümü özellikle belirtmek isterim.</p>
<p><strong>Teşekkürlerin Sözde Kalmasını İstemiyoruz</strong></p>
<p>E-devlet projelerinde; meslek mensubunun yeri ve rolü konusunda bizler her türlü siyasi endişelerden uzak bir şekilde yine de geleceğe umutla bakıyoruz. <strong>Bu konudaki isteğimiz ve beklentimiz başta siyasi iktidar olmak üzere yetkililerin bu konudaki taleplerimize duyarsız kalmaması, sorunlarımızın çözümü için üst birliğimiz olan TÜRMOB’un taleplerini dikkate almasıdır. </strong></p>
<p>Bu salgın sürecinde mesleğini icra ederken korana virüsten etkilenerek hayatını kaybeden Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirlere Allah&#8217;tan rahmet, tedavisi devam edenler tüm hesap emekçilerine acil şifalar dilerim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/bizim-icin-onemli-ancak-yeterli-degil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>COVİD-19 VERGİ FATURASI</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/covid-19-vergi-faturasi.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/covid-19-vergi-faturasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 May 2020 07:27:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[M. Bahadır ALTAŞ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=46159</guid>
		<description><![CDATA[Bugün ülke olarak en önemli sorunumuz Covid-19 salgın sonrası ekonomik ve sosyal yaşamla ilişkin bir öngörü ve programın eksikliğidir. Bu konuda en kısa zamanda bir önlem alınmaz ise oluşan kayıplar vatandaşa salgın sonrası “Yüksek Vergi Faturası” olarak ödettirilir. Covid-19 salgını; ülkemizdeki gelir dağılımındaki adaletsizliğin, eğitimdeki eşitsizliğin had safhada olduğunu bir daha bizlerin gözleri önüne sermiştir. [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün ülke olarak en önemli sorunumuz Covid-19 salgın sonrası ekonomik ve sosyal yaşamla ilişkin bir öngörü ve programın eksikliğidir. Bu konuda en kısa zamanda bir önlem alınmaz ise oluşan kayıplar vatandaşa salgın sonrası “Yüksek Vergi Faturası” olarak ödettirilir. Covid-19 salgını; ülkemizdeki gelir dağılımındaki adaletsizliğin, eğitimdeki eşitsizliğin had safhada olduğunu bir daha bizlerin gözleri önüne sermiştir. Bu nedenle sorunun çözümü için toplumun tüm kesimlerinin üzerinde mutabık kaldığı bir toplumsal uzlaşmanın sağlanması gerekir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Krizden borçlanarak çıkamayız       </strong></p>
<p>Adı konulmasa da Covid-19 salgını dünya ile birlikte ülkemizde de başta finansal piyasalar olmak üzere mal ve hizmet piyasalarında ciddi bir durgunluk yaşanmasına neden olmuş ve olmaya devam etmektedir. Açıklanan ekonomik tedbirlerin en önemli kısmı kredi desteği ve vergi ötelemesi şeklindedir. Her geçen gün etkisi derinleşen Covid-19 salgınından etkilenecek sektörlerin finansman yapılandırmaları ve personel yönetimi için yeniden bir strateji belirlenmesi zorunluluk olmuştur. Bu durum özellikle turizm sektöründe sipariş ve rezervasyon iptallerinin yanında tekstil ve hazır giyim ihracatçılarının da yaşadığı en önemli sorundur. Ertelenen kredi ve vergi yükünün nasıl telafi edileceği konusunda bir çalışma grubu oluşturularak Covıd-19’un sektörel etkilerinin tespiti ve çözüm önerisi yol haritası belirlenmelidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bizler istesek de istemesek de bu yeni sisteme uyum sağlamak için bir geçiş dönemi olacaktır. Dünyadaki değişime paralel olarak ülkemizin değişen toplumsal yapısı insanımızın daha iyi yaşama isteği, sosyal yaşam tarzı geleneksel tüketim ihtiyaçlarımızı da değiştirdi. Yeni ve farklı olan birçok şey yaşamımızın bir parçası olduğu günümüzde salgın sonrasında birçok şirket, kendisini ekonomik alışkanlıkları değişmiş yeni bir piyasanın içerisinde bulacak. Salgın süresince teknolojinin ekonomik ve sosyal yaşama bulaşımına bağlı olarak değişen ihtiyaçlar ve önceliklerin ekonomi piyasalarına etkisi karşısında şirketlerin ve çalışanlarının buna tepkisi ve sonuçlarının ne olacağı öngörülememektedir. Covid-19 salgını ile birlikte, toplumun tüm kesimlerini etkileyen yeni çalışma sistemleri ortaya çıktı. Bu sürece uyum, çalışma hayatını ve çalışanları önemli bir şekilde etkiledi. Çalışanlarda ve çalışma hayatında yaşanan bu sürecin insan yönetimi açısından ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2020 Bütçesinin Revize Edilmesi Gerekiyor</strong></p>
<p>Bu kriz geçmişte yaşanan krizlerin aksine hem finansal hem de reel sektörün krizi birlikte yaşamasına yol açmıştır. Dünya ekonomisindeki gelişmelere paralel olarak 2018 yılında başlayan ve 2019 yılında da devam eden ekonomik daralmanın yaratmış olduğu kriz ortamından çıkış için uygulanan vergi ve faiz indirimlerinin uygulanma süresinin sona erdiği bir dönemde böyle bir sürecin yaşanması doğal olarak Türkiye ekonomisini daha derinden etkileyecektir.</p>
<p>Mart ayı verileri/Nisan ayı verileri karşılaştırılmasında krizin etkilerinin her geçen gün derinleştiğinin görüldüğü bu dönemde;</p>
<ul>
<li>Üretim-ihracat</li>
<li>İşsizlik-sosyal güvenlik</li>
<li>Enflasyon</li>
<li>Kamu bankalarının görev zararı</li>
<li>Dış borç ödemeleri/Döviz kuru/Likidite</li>
<li>Yabancı sermeye çıkışı</li>
<li>Öncelikli olmayan yatırımlar</li>
<li>Temsil ağırlama bütçeleri</li>
<li>Kayıt dışı kazanç</li>
<li>Gümrük tedbirleri</li>
</ul>
<p>Hep birlikte değerlendirildiğinde 2020 Yılı Mali Bütçesinin revize edilmesi gerekmektedir. Kamunun finansmanında ve cari açığın finansmanında yeni bir kaynak sağlanamazsa bu açıklar vergi gelirlerinin artırılması ve yatırımların durdurulması ile kapatılmaya çalışılacak; o zamanda piyasalarda yaşanan durgunluğun ve işsizliğin artması kaçınılmaz olacaktır. Yıl sonuna kadar şirketlerin hayatta kalmasını sağlamak ve muhtemel oluşacak zararları önlemek için hızlı ve pratik çözümlerin uygulamaya konulması esastır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu şartlar altında yapılması gereken yeni bir ekonomik programın hemen devreye sokulması buna bağlı olarak kriz öncesi ekonomik verileri doğrultusunda hazırlanan 2020 bütçesinin revize edilerek yeni bir &#8220;<strong>Kriz Bütçesi&#8221;</strong> hazırlanmasıdır. Kriz Bütçesi ile halkın güveninin sağlanacağı, üretimi ve talebi artırmaya yönelik düzenlemeler ile;</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Kriz dönemi için vergi politikasının belirlenmesi,</li>
<li>Kaynak dağılımın verimli kullanılması,</li>
<li>İşsizliği asgari düzeye indirmek için istihdamın teşviklerinin olumlu kullanılması,</li>
<li>Bölgesel eşitsizliklerde dikkate alınarak gelir dağılımında eşitsizliğin giderilmesi,</li>
<li>Dış ticaret açığını en alt seviyede olması yönünde ihracatı teşvik edilmesi,</li>
<li>Salgın sonrası oluşan piyasada kayıt dışı başta olmak üzere haksız rekabetin oluşmamasına yönelik düzenlemelerin alınması gerekir.</li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yeni Vergileri Piyasa Taşıyamaz</strong></p>
<p>21 Nisan 2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ithalat rejimi kararları ile beş bine yakın birçok ürüne ortalama yaklaşık yüzde kırka varan ilave gümrük vergisi konuldu. Bu vergiler umarım fiyat artışlarına neden olmaz. Bu ve buna benzer yapılacak vergi zamları ekonomik olarak iş dünyası acısından bütün öngörülerini, hedeflerini, plan ve programlarını altüst edecek bunun doğal sonucu olarak da devlet bütçesindeki olumsuzlukların giderilmesi için getirilen ek yüklere sanayici ve vatandaş katlanacaktır.</p>
<p>Tekstil ve hazır giyim sektöründe yapılan bir araştırmada,</p>
<p>Her 10 şirketten 3’ünün satışlarda %60 veya daha fazla bir düşüş yaşadığı;</p>
<p>Her 10 şirketten 7’sinin ciddi mali zorluk çektiği;</p>
<p>Her 10 şirketten 8’inin işgücünü azaltmaya gittiği;</p>
<p>Dikkate alındığında olayın vahameti daha da iyi anlaşılmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Vergi Öteleme Değil Vergi Almaktan Vazgeçilmeli       </strong></p>
<ul>
<li>Geçici vergi 2020 yılında alınmamalı,</li>
<li>Genel KDV oranı yasada yer alan %10’a çekilmeli (3065 sayılı kanun madde 28. Katma değer vergisi oranı, vergiye tabi her bir işlem için % 10’dur.)</li>
<li>Asgari ücret vergi dışı bırakılmalı,</li>
<li>Gelir ve Kurumlar Vergisi oranları düşürülmeli,</li>
<li>İhracata vergi teşviki sağlanmalı,</li>
<li>Sanayiciye enerji teşviki sağlanmalı,</li>
<li>Tarımsal destekler artırılmalı,</li>
<li>Dünya petrol fiyatlarına paralel olarak akaryakıtta indirim sağlanmalıdır.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Artan İşsizlik Sosyal Yaşamda Patlamalara Yol Açabilir</strong></p>
<p>Covid-19 salgını nedeniyle “Kısa Çalışma Ödeneği” için başvuruda bulunan kişi sayısı 3 milyon 195 bin kişi. Üç ay sonra bu kişilerin hepsi işsiz kadrosunda yer alacaktır. Mevcut işsiz 4 milyon 470 bin kişi ile birlikte bu sayı 8 milyona ulaşmış olacaktır. Bu sayıya ücretsiz izin ödeneği için başvuranlarda eklendiğinde <strong>işsiz sayısının on milyonu bulması ile karşı karşıya kalabiliriz.</strong></p>
<ul>
<li>Asgari ücret vergi dışı bırakılmalı.</li>
<li>5510 sayılı kanunla sağlanan Sigorta Primi Teşviki +5 puan artırılmalı.</li>
<li>İşini kaybeden işçilere güvence vermek için işverenlere eski işçisini tekrar işe alma teşviki verilmelidir.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yaşanan bu kriz basit bir kriz değildir. (Berat Albayrak, Covid-19 salgının ekonomiye etkisi “Bıraktığı hasar 1929 buhranından da büyük olacak”) Kapitalist sistemin gereği her kriz döneminde olduğu gibi bu kriz döneminde de sermaye önemli ölçüde el değiştirecek. Sermayeye yön veren aktörlerin değiştiği bu dönemde bu durumun ilerleyen günlerde dünya ekonomisine ve siyasetine farklı bir şekilde yansıyacaktır. Yeni yapılanmayı çok iyi bilmek ve tahmin etmek gerekir. <strong>Aksi takdirde yanlış ve öngörülemeyen politikalar nedeniyle, krizden çıkmak için vatandaşlar olarak yüksek oranlarda ek vergiler ödemek zorunda kalırız.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu nedenle çok hızlı bir şekilde hükümet tarafından yeni bir ekonomi planı devreye sokulmalıdır. Bunun dışında Türkiye, yapay ve kısır siyasi çekişmelerden bir an önce kurtulmalı ve gündemde ekonomi yeniden ilk sırada yer almalıdır. Bu sürecin başlatılması için hükümetin daha uzlaşmacı ve gerçekçi bir davranış içinde olması ve muhalefetteki siyasi partilerin de hükümete destek olmaları gerekmektedir.</p>
<p><strong>Bu başaramaz isek önümüzdeki günlerde ülke ekonomisinde sıcak yaz aylarında soğuk duş almamız kaçınılmaz olabilir</strong>.</p>
<p>60 nolu CBK ile VDK&#8217; da köklü değişiklik yapıldı. Maliye politikasında süreklilik zorunluluktur. Yazboz tahtası gibi kullanılmaz. Devlet yönetimi ciddiyet ve öngörü ister. 15 yıllık bir zaman diliminde üç kez sil baştan sistemin kökten yenilenmesi hiyerarşik düzende çözümsüzlük üretir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak <a href="http://www.alomaliye.com">www.alomaliye.com</a></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/covid-19-vergi-faturasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2019 YILI MALATYA YATIRIM VE İHRACAT ANALİZİ</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/2019-yili-malatya-yatirim-ve-ihracat-analizi.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/2019-yili-malatya-yatirim-ve-ihracat-analizi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2020 08:05:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[M. Bahadır ALTAŞ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=46113</guid>
		<description><![CDATA[2019 yılında Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü tarafından yatırım yeri Malatya olarak belirtilen 92 adet yatırım teşvik belgesi düzenlenmiştir. Düzenlenen bu yatırım teşvik belgeleri kapsamında 1,7 milyar Türk lirası yatırım yapılması ve 9.220 istihdam sağlanması öngörülmektedir. 2010-2019 dönemini kapsayan on yıllık dönemde yatırım yeri Malatya olarak belirlenen yıllık ortalama 60 adet yatırım belgesi [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>2019 yılında Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü tarafından yatırım yeri Malatya olarak belirtilen 92 adet yatırım teşvik belgesi düzenlenmiştir. Düzenlenen bu yatırım teşvik belgeleri kapsamında 1,7 milyar Türk lirası yatırım yapılması ve 9.220 istihdam sağlanması öngörülmektedir.</p>
<p>2010-2019 dönemini kapsayan on yıllık dönemde yatırım yeri Malatya olarak belirlenen yıllık ortalama 60 adet yatırım belgesi düzenlenmiş ve düzenlenen bu belgelerde toplam 8,6 milyar lira yatırım ile 32.860 istihdam sağlanması öngörülmüştür. Bu sayılar dikkate alındığında 2019 Yılı Malatya sanayi yatırımları acısından bir önceki yıla göre daha olumlu geçtiğini söyleyebiliriz.</p>
<p>Türkiye geneli düzenlenen yatırım teşvik belgesi ile Malatya için düzenlenen yatırım teşvik belgesini kıyasladığımızda oransal olarak Malatya’nın yüzde 1,7 belge âdeti yüzde 2,63 oranına ulaşırken yatırım tutarında ise yüzde 0,80 ile geride kaldığını görmekteyiz.</p>
<p>Düzenlenen yatırım teşvik belgesinde yer alan yatırımların gerçekleşme durumuna baktığımızda, öngörülen yatırımın önemli bir bölümünün gerçekleştiğini görmekteyiz. 2019 yılı içinde daha önceki yıllarda düzenlenen yatırım teşvik belgesine bağlanan 72 yatımın tamamlanarak teşvik belgesi kapama vizesin yapılırken 11 adet belge ise yatırımcının yatırım yapmaktan vazgeçmesi nedeniyle iptal edilmiştir. Ülkemizde 2019 yılında ekonomik olarak olumsuzluklar yaşansa da yatırımcıların istihdam teşviklerinden kaynaklı olarak yatırım yeri olarak Malatya&#8217;yı tercih etmesi Malatya adına sevindiricidir. Ancak üretimden gelen gücün teknolojiye yenik düştüğü Endüstri 4,0 ya da 4. Sanayi Devrimi olarak da adlandırılan günümüzde yapay zekâ ile akıllı fabrika sistemlerinin oluşturulduğu ve her şeyin dijital ortama taşındığı bu süreçte Malatya sanayisinin de buna uygun olarak teknolojik yatırımlara kayması gerekmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Malatya Sanayileşirken İhracatta Geriliyor</strong></p>
<p>Ülkemizden gerçekleştirilen ihracat ve ithalat tutarları hem TÜİK tarafından hem de Türkiye İhracatçılar Meclisi, tarafında firmaların “Kanuni Merkezleri Bazında İhracat Performansı” göre düzenli olarak aylık ve yıllık veriler olarak açıklanmaktadır. Açıklanan bu rakamlara göre Türkiye geneli iller sıralamasında Malatya 2010 yılında gerçekleştirmiş olduğu 329,4 milyon dolar ihracat ile en çok ihracat yapan iller sıralamasında 25 sırada yer alırken 2019 yılında gerçekleştirmiş olduğu 379,4 milyon dolar ihracatla Türkiye sıralamasında yirmi dokuzuncu sırada yer almıştır. Malatya’nın son on yıllık 2010-2019 dönemine baktığımızda ise 2019 yılında gerçekleştirilen ihracat tutarı on yıllık ortalamanın tutar olarak üzerinde olmasına rağmen, ülke sıralamasında dört sıra gerilemesi Malatya adına olumsuz bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Malatya&#8217;dan 25 Farklı Sektörde 117 Ülkeye İhracat Yapılıyor</strong></p>
<p>Malatya&#8217;dan gerçekleştirilen ihracatta kayısı önemli bir yer tutmaktadır. Bu ihracatın en önemli özelliği ise ihraç edilen kayısı ürünün doğrudan üretici olarak Malatya ekonomisine sağladığı katkıdır</p>
<p>Malatya&#8217;dan gerçekleştirilen ihracatla ilgili geçtiğimiz yıl verilerine baktığımızda Malatya&#8217;dan 25 farklı sektörde 117 ülkeye ihracat yapılmıştır. Yıllardan beri hep kayısının ilk sırada yer aldığı Malatya ihraç ürünlerinde kayısıdan sonra hazır giyim ve tekstilin gelmektedir. İlk iki sırada yer alan bu ürünler Malatya’nın yıllık ihracatının yaklaşık %75’ine ulaşmaktadır. Malatya&#8217;dan gerçekleştirilen İhracatta ilk sırayı Irak almaktadır. İhracatın yaklaşık %65’inin gerçekleştirildiği en yüksek ilk on sıralamasında altı ülke Avrupa da yer alırken bu ülkeler yapılan ihracat tutarı 196,6 milyon dolar olup, bu tutar toplam ihracatın %52’sine tekabül etmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/2019-yili-malatya-yatirim-ve-ihracat-analizi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NACE KODU YA DA FAALİYET KODU KAOSU</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/nace-kodu-ya-da-faaliyet-kodu-kaosu.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/nace-kodu-ya-da-faaliyet-kodu-kaosu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2020 08:22:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[M. Bahadır ALTAŞ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=46024</guid>
		<description><![CDATA[Bilindiği üzere, 24 Mart 2020 tarihli ve 31078 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile ülkemizi de etkisi altına alan COVID-19 (Koronavirüs) salgını ile ilgili düzenleme yapılmıştı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamış olduğu “Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi”nin uygulanması kapsamında alınan tedbirlerden doğrudan etkilenen ve bu tebliğle belirlenen [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Bilindiği üzere, 24 Mart 2020 tarihli ve 31078 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren <strong>518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği</strong><strong> </strong>ile ülkemizi de etkisi altına alan COVID-19 (Koronavirüs) salgını ile ilgili düzenleme yapılmıştı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamış olduğu “Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi”nin uygulanması kapsamında alınan tedbirlerden doğrudan etkilenen ve bu tebliğle belirlenen mükelleflerin <strong>213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun</strong> mücbir sebep hükümlerinden faydalandırılması hakkındaki bir düzenlemeden bahsediyorum.</p>
<p>07 Nisan 2020 tarihinde yayınlanan <strong>2020/3 sıra nolu Maliye Uygulama İç Genelgesi’</strong>nde 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin 3 üncü maddesinde belirlenen mükelleflerin kapsamı faaliyet kodu ile ilgili düzenleme yapılmıştır.</p>
<p>Bu düzenlemede; <em>“Ana faaliyet kodu Mükellefin ana faaliyet alanlarının tespit edilmesinde Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu dikkate alınır. Ana faaliyet kodundan kasıt, mükelleflerin sicil kayıtlarında ilk sırada yer alan altı haneli NACE meslek kodudur” ş</em>eklinde açıklanmıştır</p>
<p>Uygulama İç Genelgesi’nde; mükellefin vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu itibarıyla belirlenen sektörler arasında bulunmamasına rağmen fiilen iştigal konusuna giren sektörlerden birisinin, tebliğle belirlenen sektörlerin birinde olduğunun mükellef tarafından ispat ve tevsik edilmesi halinde, mükellefin mücbir sebep kapsamında olup olmadığının tespitinde ana faaliyet kodu yerine fiilen iştigal edilen ana faaliyet alanı dikkate alınacağı ve sicil kayıtlarındaki ana faaliyet kodu yeni duruma göre düzeltileceğine yer verilmiştir.</p>
<p>Yapılan düzenleme bu durumda bulunan mükelleflerin hak kaybına uğramaması açısından olumlu bir düzenlemedir. Bu konuda en önemli sorun ise bu kapsamdaki başvuruların nasıl sonuçlandırılacağı ile ilgilidir. Çünkü mükellefler tarafından yapılacak ana faaliyet kodu değişikliği ekinde sunulan bilgi ve belgelerin sonucunda mükellefin ana faaliyet kodunun değiştirilmesi işlemleri, bu bölümde yer alan komisyonun olumlu mütalaası ve vergi dairesi başkanının veya görevlendireceği grup müdürünün onayıyla gerçekleştirilmesi sürecidir.</p>
<p>Uygulama iç genelgesinde yer aldığı şekliyle;</p>
<ul>
<li><em>“Mükellefin fiilen iştigal ettiği ana faaliyet alanına ve dolayısıyla olması gereken ana faaliyet koduna ilişkin çalışmalarını başvurudan itibaren 15 gün içerisinde sonuçlandırır.</em></li>
</ul>
<ul>
<li><em>Mükellefin sunduğu rapor ve diğer belgeler dışında ihtiyaç duyduğu ilave bilgi ve belgeleri mükelleften ister.</em></li>
</ul>
<ul>
<li><em>Değerlendirme mütalaasını içeren yazıyı vergi dairesi başkanının veya vergi dairesi başkanı tarafından görevlendirilen grup müdürünün onayına sunulur.</em></li>
</ul>
<ul>
<li><em>Mükellef başvurusunun uygun görülmemesi halinde bu durumu içeren vergi dairesi başkanı veya görevlendirilen grup müdürü imzalı yazıyı mükellefe tebliğ eder ve bu durumu mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine de ayrıca bildirilir.</em></li>
<li><em>Onay işleminden sonra, alınan karar bir üst yazı ekinde ilgili vergi dairesine gönderilir. Faaliyet kodunun değiştirilmesine karar verilen mükelleflerin sicil kayıtlarındaki ana faaliyet kodu yeni duruma göre düzeltildikten sonra anılan mükelleflerin mücbir sebep kapsamına alınabilmesi için sistemde tanımlanan ekranlara bilgi girişi yapılır</em>.”</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yukarıda yer alan uygulama iç genelgesine göre bugün için başvuruda bulunan bir mükellefin işleminin en geç on beş gün içinde sonuçlanması ilgili birim müdürünün onayı mükellefe tebliği sürecini dikkate aldığımızda en erken yirmi günlük bir sürede bu işlemim mükellef adına sonuçlanacağı Mart 2020 KDV ve Muhtasar beyanname ve Aylık Hizmet Prim bildirgelerinin verilme yasal süresinin geçtiği bir tarih olacağıdır. <strong>Bu uygulamanın daha seri bir şekilde sonuçlanması için mükellefin beyanı esas alınarak işlem yapılması bazı işlemlerin sonraya bırakılması önerimizdir.</strong></p>
<p>Faaliyet kodunun belirlenmesinde 2019 yılının esas alınacağı, özellikle de son dört dönem geçici vergi beyannamesinin dikkate alınacağı belirtilmektedir. 2020 yılında iştigal konusu değişikliğinde bulunan veya 2020 yılında yeni faaliyet geçen firmalar için bu ölçütün ne kadar sağlıklı olacağını bilmek mümkün değildir<em>.   </em></p>
<p>Hatırlanacağı üzere <strong>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu</strong> ultra vires ilkesini kaldırdı. Ultra vires ilkesi kalktığı için, artık şirketlerin hak ehliyetlerinin sınırını işletme konusu çizmemektedir. Bu şartlar altında yapılacak değerlendirme belirli bir sürede olsa piyasada bir daralmaya neden olacaktır.</p>
<p>518 sıra no.lu tebliğle yapılan düzenleme mükelleflerin 2020 yılı faaliyetlerine yönelik beyanname ve bildirimler için getirilen bir kolaylık olup, doğrudan geçmiş faaliyetleri ile ilişkilendirmek ne kadar sağlıklı olur ya da amacına uygun bir sonuç oluşturur mu?</p>
<p>İnşaat işlerinin yıllara sâri olarak vergilendirildiği bir vergi sisteminde inşaat sektörü belirlenen sektörler içinde yer alırken; mücbir sebep kapsamına alınan belirlenen sektörlerde özellikle Türkiye’nin ihracatına ve tarıma bağlı sanayisine katkı sunan; Malatya’nın Kayısısı, Rize’nin Çayı, Ordu’nun Fındığı, Aydın’ın İnciri, Zeytini İzmir’in Üzümü gibi ürünlerin işletilip değerlendirildiği firmaların bu kapsamda bulunmaması.</p>
<p>Ayrıca eğitime ara verildiği bir dönemde özel eğitim kurumlarının, teknolojik dönüşüme bağlı olarak dijital işlemlerin ve yazılımların en çok ihtiyaç duyulduğu bu dönemde bu konuda faaliyette bulunan işletmelerin de bulunmaması ve bunun gibi daha çok çeşitlendirebileceğimiz sektörlerin mücbir sebep kapsamında bulunmamasını mükelleflere nasıl izah edebiliriz.</p>
<p>Örneğin; yazılım sektörünün mücbir sebep kapsamına alınmaması bir kaç ay sonra kalifiye personelin açıkta kalmasına sebebiyet verecek ve <strong>kalifiye personel işsizliği</strong>ni ortaya çıkaracaktır.</p>
<p>Bu uygulama düzeltilmez ise durağanlık yaşayan piyasaları olumsuz etkileyecektir. Sonuçta mücbir sebep kapsamı içerisinde yer almayan sektörler de, mücbir sebep kapsamına alınan mükelleflerle ticaret yapmaktadırlar. Bu sebeple tüm mükelleflerin de en kısa sürede kapsam içerisinde yer almasının doğru olacağı kanaatindeyim.</p>
<p>518 sıra no.lu tebliğde sektörel ayrımcılığın yanı sıra gelir ve kurumlar vergisi ayrımının da olması aynı faaliyet kodunda yer alan bir gelir vergisi mükellefi yararlanırken kurumlar vergisi mükellefinin yararlanmaması haksız rekabeti teşvik edecektir.</p>
<p>Ekonomide yaşanan sıkıntıları dışa kapatarak değil dışa açarak aşabiliriz. Böyle dönemlerde güven kaybı yaratılmamalı toplumsal mutabakat ve paylaşma ile dayanışma içinde olmamız gerekir. Belirli kesimlerin devlet güvencesi altına alınırken belirli kesimlerin dışlanması ekonomiye zarar verir. Uygulamaya konulması düşünülen ekonomik tedbirlerin mülkiyet ve tasarruf hukuku korunarak, yasaklama veya kısıtlama ile değil şeffaflık içinde üretim gücüne zarar vermeden yapılmalıdır.</p>
<p>Elli beş milyon vatandaşımızın doğrudan devlet desteğine muhtaç olduğu bu dönem alacaklıların borçlu tarafa yardımcı olacağı dönemdir. Bu nedenle Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan  “Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi”nin kapsamında açıklanan beyanname verme süreleri ertelenen bu beyannameler üzerinden hesaplanan vergilerin ötelendiği sektörlerin yeniden belirlenmesi önem arz etmektedir.</p>
<p>Kaynak; www.alomaliye.com</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/nace-kodu-ya-da-faaliyet-kodu-kaosu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
