<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Malatyaya Bakış &#187; Mahir ÇELİK</title>
	<atom:link href="http://www.malatyayabakis.com/author/mahircelik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.malatyayabakis.com</link>
	<description>Bir başka WordPress sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2023 07:26:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
		<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
		<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.9.1</generator>
	<item>
		<title>KORONAYA KARŞI KÖHNÜ ÜZÜMÜ</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/koronaya-karsi-kohnu-uzumu.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/koronaya-karsi-kohnu-uzumu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2021 07:25:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mahir ÇELİK]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=48323</guid>
		<description><![CDATA[Hepimizin daha sağlıklı, daha güvenilir bir gelecek için çaba sarf etmekteyiz. Bu noktada her yörenin kendine has gelenekleri, kültürleri, üretim tarzları ve ürünleri vardır. Genelde bu ürünler toprağa, iklime ve suya bağlı olarak değişmektedir. Bu nedenle her coğrafyada yetişen ürünlerin nitelikleri de farklıdır. Biz kendi coğrafyamızı incelediğimizde üretilen ürünlerde lezzet, kalite ve besin değeri olarak farklılıklar [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimizin daha sağlıklı, daha güvenilir bir gelecek için çaba sarf etmekteyiz. Bu noktada her yörenin kendine has gelenekleri, kültürleri, üretim tarzları ve ürünleri vardır.</p>
<p>Genelde bu ürünler toprağa, iklime ve suya bağlı olarak değişmektedir. Bu nedenle her coğrafyada yetişen ürünlerin nitelikleri de farklıdır.</p>
<p>Biz kendi coğrafyamızı incelediğimizde üretilen ürünlerde lezzet, kalite ve besin değeri olarak farklılıklar göstermektedir. Bu farkındalık Arapgir ve yöremizde yetişen ürünlerin değerlendirilmesinde önemli rol oynamaktadır. Üzüm, dut, ceviz, badem, biber, domates gibi ürünler yanında yüzlerce ürünümüz vardır.</p>
<p>Organik tarımın öne çıktığı günümüzde bu ürünlerin her biri gelecekte altın değerinde olacaktır. Bunların içerisinde Köhnü üzümü her yönüyle bir numara olmayı sürdürmeye devam etmektedir.</p>
<p>Peki nedir bu ürünü bu kadar değerli hale getiren?</p>
<p>Bana göre birincisi, ekonomik değeri; ikincisi ise besin değeridir. Gıda olarak bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli ürünlerimizden bir tanesidir. Koronavirus bağışıklık sistemi zayıf olanları yakaladığına göre, koronavirusa karşı kullanılamaz mı? Tabi ki kullanılabilir, ama önce  bazı araştırmalar yapılmalıdır.</p>
<p>Bu araştırma sıradan bir araştırma olmamalıdır. Üzümün analizi yapılarak içerisinde bulunan tıbbi, aromatik ve gıdasal değerler ölçülmelidir. Ondan sonra bilimsel ve akademik bir çalışma yapılarak nerelerde kullanılabileceği, nasıl kullanılabileceği araştırılmalı; ona göre hareket edilmelidir.</p>
<p>Bugüne kadar bu konularda bir araştırma yapılmaması talihsizliktir. Ama korona salgını bir şans olabilir, bir kapı aralayabilir. Bu konu şimdiden ciddiye alınmalı, Arapgir ve bölgemiz için ciddi bir değer olduğuna inandığım Köhnü üzümü gereken değeri bulmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/koronaya-karsi-kohnu-uzumu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GÜZEL ŞEYLER YAZMAK İSTİYORUM</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/guzel-seyler-yazmak-istiyorum.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/guzel-seyler-yazmak-istiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2021 08:48:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mahir ÇELİK]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=48107</guid>
		<description><![CDATA[Koca bir yılı geride bırakırken kimse 2020 yılı için güzel şeyler söyleyemez. Acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle, kötüsüyle bir çok sorun yaşadık. Bunların bir kısmı kendi irademiz dahilinde olurken; bir kısmı irademiz dışında gelişmiştir. Bireysel acılarımız yanında üst üste gelen felaketler tüm toplumsal reflekslerimizi alt üst etmiştir. İnsanların acılarının  bile paylaşma şansının olmadığı bir süreçte güzel şeylerden bahsetmek [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Koca bir yılı geride bırakırken kimse 2020 yılı için güzel şeyler söyleyemez. Acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle, kötüsüyle bir çok sorun yaşadık. Bunların bir kısmı kendi irademiz dahilinde olurken; bir kısmı irademiz dışında gelişmiştir. Bireysel acılarımız yanında üst üste gelen felaketler tüm toplumsal reflekslerimizi alt üst etmiştir.</p>
<p>İnsanların acılarının  bile paylaşma şansının olmadığı bir süreçte güzel şeylerden bahsetmek mümkün mü?</p>
<p>Bundan sonra ne zaman güzel şeyler yazabiliriz… Bu konuda herhangi bir tarih ve zaman vermek mümkün görünmemektedir. Artık olaylar kişilerin ve toplumların iradesi dışında gelişmektedir.</p>
<p>Ne zaman toplumda bir iyileşme, bir düzelme, bir birliktelik ortaya çıksa birileri bir çomak sokmakta; tüm planlar, projeler, güzel şeyler alt üst olmaktadır. Bir üst akıl tüm toplumları dizayn etmeye devam etmektedir. Öyle görünüyor ki üst akıl kafamızı kaldırdığımızda sopayı hemen indirmek için hazır beklemektedirler.</p>
<p>Görüyorsunuz; gözle görülmeyecek kadar küçücük bir virüs sayesinde dünyayı ayağa kaldırmayı becerebiliyorlar. Tüm üretim tesislerini, tüm işyerlerini, tüm okulları kapatabiliyorlar. Tüm insanları içeriye kilitleyebiliyorlar…</p>
<p>Peki bu insanlar ne yiyecek, ne içecek, nasıl geçinecek?&#8230; Bunları düşünen var mı? Hayır!&#8230;</p>
<p>İlla “benim dediğim olacak” diye milyonları açlığa terk etmeye kimsenin hakkı yoktur.</p>
<p>İşte bu nedenle artık 2021 yılında bu kaos, bu karanlık bitsin diyorum. Tepemizde dolaşan kara bulutlar bir an evvel gitsin istiyorum.</p>
<p>Tüm millet olarak el ele verdiğimizde aşamayacağımız sorun yoktur. Bundan sonra güzel şeyler yazmak umudu ile yeni yılda herkese mutlu, huzurlu, sevgi dolu günler diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/guzel-seyler-yazmak-istiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AKILLI TELEFON, AKILLI İNSAN</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/akilli-telefon-akilli-insan.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/akilli-telefon-akilli-insan.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2016 08:17:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mahir ÇELİK]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=21066</guid>
		<description><![CDATA[Telefonun aklısı olur mu bilmiyorum ama, telefon muhabbeti bir furyadır gidiyor. Özellikle genç ve yeni nesilde ciddi anlamda gündeme oturmuş durumda. Üstelik birde akıllı &#8211; akılsız gibi isimler eklenerek daha cazip hale getirilmektedir. Gençler her yıl telefon yenilemeyi bir zorunluluk gibi algılanmaktadır. Telefon kullanmak ve değiştirmek moda haline getirilmiştir. Nasıl orta yaşlılar içerisinde otomobil markası ve modeli [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Telefonun aklısı olur mu bilmiyorum ama, telefon muhabbeti bir furyadır gidiyor. Özellikle genç ve yeni nesilde ciddi anlamda gündeme oturmuş durumda. Üstelik birde akıllı &#8211; akılsız gibi isimler eklenerek daha cazip hale getirilmektedir.</p>
<p>Gençler her yıl telefon yenilemeyi bir zorunluluk gibi algılanmaktadır. Telefon kullanmak ve değiştirmek moda haline getirilmiştir. Nasıl orta yaşlılar içerisinde otomobil markası ve modeli bir ayrıcalık ve üstünlük  gibi algılanmakta ise; gençlerimiz arasında da telefonun markası ve modeli bir üstünlük aracı olarak kabul edilmektedir. Kaldı ki bu telefonların fiziksel ve ruhsal zararları araştırılıp incelendiğinde çok akıllı olmadıkları; aklın ve zekânın sadece insanlara ait olduğu görülecektir.</p>
<p>Nihayette bu telefonları yapanın da insan zekâsı olduğu unutulmamalıdır. O halde insan aklının icadı olan bu oyuncaklara akıllı demek bana pek akıllıca gelmediği gibi insan zekâsını da ötelemek anlamına gelmektedir.</p>
<p>Bence akıllı olan insandır ve telefon kullanmakta da insanın en akıllıca yöntemleri kullanması hem kendisi için hem de çevresi için doğru bir yaklaşım olacaktır.</p>
<p>Peki, en akıllıca ve en doğru yöntem nedir? Öncelikli olarak bu sistemin insan vücudu üzerindeki fiziksel ve ruhsal tahribatları araştırılmalıdır. Sonra çevre üzerindeki zararları araştırılmalıdır. Daha sonra telefonla boşa giden zamanı araştırmak lazım. Bunlar araştırıldığında kısırlıktan beyin hücrelerinin ölümüne, DNA tahribatına kadar insan vücudu  ve hücreleri üzerindeki direk zararları görülecektir. Akıllı davranılarak bazı tedbirler alındığında  ve aşırı dikkat edildiğinde telefon sistemlerinin yaydığı radyasyonun zararlarını kökten yok etmek mümkün değil, ama asgariye indirmek mümkündür.</p>
<p>İnsan aklının ve zekâsının ürünü olan telefon v.b. aletlere insan aklını esir etmemek gerekir.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/akilli-telefon-akilli-insan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAYIRLI OLSUN</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/hayirli-olsun.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/hayirli-olsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2015 13:41:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mahir ÇELİK]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=18899</guid>
		<description><![CDATA[Bir buçuk yılda yaşanan gergin ve yorucu üç seçimin ardından nihai sonuçta tek parti  toplumun yarısının oyunu almış; ezici bir üstünlükle seçimleri kazanmıştır. Umarım bu üstünlük seçim süreçlerinde ve daha öncesi yaşanan gerginliklerle sıkıntılara çözüm üretebilir. Böylece ülkemiz bir kaos ve terör ortamına sürüklenmeden selametle yoluna devam eder. Böyle öyle sanıyorum ki, seçmenler bu özlem ve [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Bir buçuk yılda yaşanan gergin ve yorucu üç seçimin ardından nihai sonuçta tek parti  toplumun yarısının oyunu almış; ezici bir üstünlükle seçimleri kazanmıştır. Umarım bu üstünlük seçim süreçlerinde ve daha öncesi yaşanan gerginliklerle sıkıntılara çözüm üretebilir. Böylece ülkemiz bir kaos ve terör ortamına sürüklenmeden selametle yoluna devam eder.</p>
<p>Böyle öyle sanıyorum ki, seçmenler bu özlem ve duygu içerisinde oylarını kullanarak tek parti iktidarını benimsediler ve böyle devam etmesini istediler.</p>
<p>Bugünden sonra çok şey konuşmanın kimseye bir şey kazandıracağı inancında değilim. Aksine gerginlikler ve kutuplaşmalar tırmanır ve istenilen istikrar ortamı sağlanamaz. Bu noktada siyasilerin söylemlerine dikkat etmeleri, bundan sonraki gelişmelerde önemli katkılar sağlayacaktır.</p>
<p>Ülkemiz etrafının ateşle çevrildiği bir ortamda önce siyasilerin, sonra toplumun birbirini kucaklaması gerekir. Aksi taktirde bu ateş çemberinden kolay kolay çıkamayız ve bu durum onarılması güç tahribatlara ve acılara sebebiyet verir. Bundan dolayı kardeşlik ve huzur ortamının  tesis edilmesi konusunda önce siyasilere büyük sorumluluklar düşmektedir.</p>
<p>Bunun yanında toplumun her bireyine, yani bizlere ayrı ayrı sorumluluklar ve görevler düşmektedir. Çünkü bu ülke hepimizin ve yaşam alanlarımız ortak. Yaşam koşullarımız birbirine benzer. Muhtaç olduğumuzda veya ihtiyaç hissettiğimizde kim olursa olsun, ne olursa olsun  en yakın komşumuzun kapısını çalacağız. Başka birileri gökten zembille inip bize destek sağlamayacak.</p>
<p>Onun için; kırgınlık, küskünlük, dargınlık gibi geleneklerimize uygun düşmeyen saplantılarımızdan kurtulmamız gerekir. Sıkıntılarımızı, sorunlarımızı ancak birbirimizi kucaklayarak ve paylaşarak aşabiliriz. Bu ateş çemberini ancak böyle yarabiliriz.</p>
<p>Herkesin, her kesimin aynı duyarlılık ve tutarlılık içerisinde olması dileğiyle…</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/hayirli-olsun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİR KATLİAM VE ÖTESİ</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/bir-katliam-ve-otesi.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/bir-katliam-ve-otesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2015 08:28:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mahir ÇELİK]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=17377</guid>
		<description><![CDATA[10 Ekim sabahı ülkemiz cumhuriyet tarihimizin en kanlı, en vahşi görüntüleri ile uyandı. Ankara’da yapılmak istenen bir mitingde atılan bomba ne için, hangi amaçlar için atıldı bilemiyoruz. Ama görünen o ki ülkemiz üzerinde bir takım oyunlar oynanmak istenmektedir. Oynanmak istenen oyun her ne ise evlatlarımızın canı &#8211; kanı ile ödenmektedir. Karıncayı bile incitmeye elimiz varmaz [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>10 Ekim sabahı ülkemiz cumhuriyet tarihimizin en kanlı, en vahşi görüntüleri ile uyandı. Ankara’da yapılmak istenen bir mitingde atılan bomba ne için, hangi amaçlar için atıldı bilemiyoruz. Ama görünen o ki ülkemiz üzerinde bir takım oyunlar oynanmak istenmektedir.</p>
<p>Oynanmak istenen oyun her ne ise evlatlarımızın canı &#8211; kanı ile ödenmektedir. Karıncayı bile incitmeye elimiz varmaz iken, bu kanlı saldırıyı yapanlara insan demek insanlara yapılmış en büyük hakaret olacaktır.</p>
<p>Ortadoğu’da bazı emellerini yerine getiremeyen güçler, bu emellerini yerine getirebilmek için ülkemizdeki kardeş kavgasını körüklemektedirler. Ülkemizi Ortadoğu ülkelerine çevirmeye çalışmaktadırlar. Maalesef bazı siyasilerde buna alet olmaktadırlar.</p>
<p>Peki biz neyi paylaşamıyoruz? Dünyanın en zengin coğrafyasına sahip olan ülkemizde bu kavgadan medet umanlar kimlerdir?</p>
<p>Bizim ülkemiz, bizim gibi milyonlarcasına yetecek zenginliklere sahiptir. Yeter ki bizler oynanan bu oyunlara alet olmayalım; birbirimiz kırmadan, üzmeden bir arada yaşamasını becerelim.</p>
<p>Bu kavgalar, bu katliamların bizim gibi ülkelerde olması tesadüfi değildir. Neden gelişmiş ülkelerde böyle şeyler yaşanmamaktadır? İyi düşünmemiz ve ona göre hareket etmemiz gerekir.</p>
<p>Bazılarının çıkarları için ne kendimizi feda edelim, ne de başkalarının canını yakalım. Hatta tersi bir durumla birbirimize daha fazla sarılalım, daha fazla kenetlenelim, bu güzelim ülkeyi kan gölüne çevirmek isteyenlere, bizleri birbirimize düşünmek isteyenlere gereken cevabı verelim.</p>
<p>Unutulmaması gerekir ki, hepimiz bu ülkenin evlatlarıyız. Hepimiz kardeşiz, arkadaşız, komşuyuz, akrabayız; birimize gelen zarar hepimize gelmiştir. Bir insanı öldüren, öldürmeye teşebbüs eden kim olursa olsun, hangi taraftan olursa olsun hep beraber karşı çıkmalıyız. Ancak ülkemiz bu şekilde bu kanlı oyunlardan kurtulabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/bir-katliam-ve-otesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇÖZÜM MÜ, ÇÖZÜMSÜZLÜK MÜ?</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/cozum-mu-cozumsuzluk-mu.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/cozum-mu-cozumsuzluk-mu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2015 14:11:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mahir ÇELİK]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=11062</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemizin güneyinde 30 yıldır adı konulmamış bir savaş sürmektedir. Bu süreçte binlerce insan ölmüş, yüzbinlerce insan yerlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Bu süreçte harcanan para 200 milyar dolarlarla ifade edilmektedir. Geldiğimiz noktada bu savaşın adı konulmaya başlanmış; &#8221;kürt sorunu&#8221; olarak adlandırılmıştır. &#8216;Ççözüm süreci&#8221; adı verilen bir süreçle çözülmeye çalışılmaktadır. Tabi ki &#8221;en kötü barış, en haklı savaştan [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizin güneyinde 30 yıldır adı konulmamış bir savaş sürmektedir. Bu süreçte binlerce insan ölmüş, yüzbinlerce insan yerlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Bu süreçte harcanan para 200 milyar dolarlarla ifade edilmektedir.</p>
<p>Geldiğimiz noktada bu savaşın adı konulmaya başlanmış; &#8221;kürt sorunu&#8221; olarak adlandırılmıştır. &#8216;Ççözüm süreci&#8221; adı verilen bir süreçle çözülmeye çalışılmaktadır. Tabi ki &#8221;en kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir” sözünden yola çıkarsak kardeş kavgasının devam etmemesi; ülkemizin istikrara ve huzura kavuşabilmesi için tercihimiz her zaman barıştan yana olmalıdır. Peki bu şartlarda barış mümkün mü?</p>
<p>Kürt sorununu, Ortadoğu’daki gelişmelerden farklı olarak düşünürsek soruna doğru yaklaşma şansımız olmaz. Dünya uzun zamandır Ortadoğu’daki gelişmelere kilitlenmiş durumdadır ve buradaki krizi aşmakta zorlanmaktadırlar. Bundan dolayı egemen devletler sürekli taraf değiştirmekte, kimin eli kimin cebinde belli olmamaktadır. Bugün yanınızda olduğu düşünülen güçlerin bir gün sonra karşınızda olduğu görülmektedir.</p>
<p>İşte bu oynak ve kaypak zeminde doğruyu bulmak, barışa oynamak maalesef kolay görünmemektedir. Çünkü beklemediğiniz ve ummadığınız bir anda, istemediğiniz bir tarafta oluyorsunuz. Bu taraf barışın tarafı olmadığı zaman, barışı sağlamak çok kolay olmaz. Barışın tesis edilebilmesinin tek yolu milletlerin her bir ferdinin kardeş olduğu gerçeğinden yola çıkılması ve başkalarının uydusu olmama ilkesinin yerleşmesi gerekmektedir. Bu bilincin  savaşan ülkelere ve örgütlere benimsetilmesi, barış bilincinin yerleşmesi en temel hedef olmalıdır. Çünkü barış ve kardeşlik bilinci yerleşmeyen bir yerde barışın olmasını beklemek hayalcilik olur. Yaşar Kemal’in dediği gibi &#8221;benim kitaplarımı okuyanlar katil olmasın, savaş düşmanı olsun&#8221; cümlesi bizlere bu konuda  yeterince görev düştüğünü ve savaş dilinin terk edilerek yerine barış dilinin kullanılması gerektiğini ifade etmektedir. Haydi hayırlısı.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/cozum-mu-cozumsuzluk-mu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ACILAR BİRLEŞTİRİR</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/acilar-birlestirir.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/acilar-birlestirir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2015 09:11:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mahir ÇELİK]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=10876</guid>
		<description><![CDATA[En yakınımızda ya da en uzağımızda insanoğlunun karşılaştığı birçok felaketler vardır. İşte bu felaketler sonrası ortaya çıkan feryat, figan ve ızdırapların hepsine birden acı kavramını  kullanabiliriz. Acılar bazen ferdi olabileceği gibi, bazen de savaş, işgal, doğal felaketler gibi toplumsal olarak yaşadığımız sıkıntılar olabilir. İster bireysel olsun, ister toplumsal olsun acının şiddeti hissettiğiniz ızdıraba göre az ya [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>En yakınımızda ya da en uzağımızda insanoğlunun karşılaştığı birçok felaketler vardır. İşte bu felaketler sonrası ortaya çıkan feryat, figan ve ızdırapların hepsine birden acı kavramını  kullanabiliriz.</p>
<p>Acılar bazen ferdi olabileceği gibi, bazen de savaş, işgal, doğal felaketler gibi toplumsal olarak yaşadığımız sıkıntılar olabilir. İster bireysel olsun, ister toplumsal olsun acının şiddeti hissettiğiniz ızdıraba göre az ya da çok olabilir. Veya bazıları için çok olan bir acı bazıları için birşey ifade etmiyebilir. Her ne olursa olsun, kim olursa olsun, nerede olursa olsun insanoğlunun yaşadığı acıları birey olarak, toplum olarak, ülke olarak hissetmek, yaşanan acıları paylaşmaktır. İnsan hümanizması ve yaratılışı gereği duygusal bir varlıktır.</p>
<p>İnsan, bir yandan bazı acıların sebebi olurken, diğer yandan yaşanan acılara ortak olmak gibi bir reflekse sahiptir. İşte bu refleksler insanların ortaya koyduğu ortak paydalardır. Bu anlamda, bu paydalar acı da olsa birleştirici bir rol oynamaktadır. Başkalarının acılarına ortak olmak insanların hem kendi acılarını hem de insanlığın acılarını hafifletir. İnsanlığı birleştirir.</p>
<p>Acıların en acı vereni ölüm acısıdır, evlat acısıdır, anne, baba, akraba, dost acısıdır. Eğer bu acı bir de zamansız, alçakça, kalleşçe bir saldırı sonucu olmuşsa buna paralel acının şiddeti daha da artar. Bunların tekrarının olmaması için zaman zaman toplumsal tepkiler ortaya konulur.</p>
<p>İşte ülkemizde son günlerde işlenen  Özgecan Aslan ve Fırat Yılmaz Çakıroğlu cinayetleri ülkemizi yasa boğmuştur. Özgecan Aslan ve Fırat Çakıroğlu acıların sembolü haline gelmiş; ülkemiz insanını bu alçakca saldırılar karşısında birleştirmiştir. Siyasilerin sağduyu çağrıları halkımız arasında olumlu karşılanmış; olası bir kardeş kavgasının önüne geçilmiştir. İsteğimiz bu duyarlılık ve sağduyunun devam etmesi ve acıların tekrar etmemesidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/acilar-birlestirir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KOMŞU KOMŞUNUN KÜLÜNE</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/komsu-komsunun-kulune.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/komsu-komsunun-kulune.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2015 08:52:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mahir ÇELİK]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=10469</guid>
		<description><![CDATA[Bundan 25 yıl önce gece saat ikide kapı çalındı. Kapıyı açtığımda komşumun heyecanından ve yüz ifadesinden önemli bir durumun olduğunu tahmin etmek zor değildi. Bu saatlerde çok acı bir zil çalıyorsa mutlaka ciddi bir sıkıntı var demektir. Komşum, “kızım çok kötü hastaneye yetiştirmemiz gerekli&#8217; dedi. Ben bu durumlara alışkın olduğum için hemen arabayı hazırlandım; anne ve baba hastayı koma halinde arabaya bindirdiler. [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Bundan 25 yıl önce gece saat ikide kapı çalındı. Kapıyı açtığımda komşumun heyecanından ve yüz ifadesinden önemli bir durumun olduğunu tahmin etmek zor değildi. Bu saatlerde çok acı bir zil çalıyorsa mutlaka ciddi bir sıkıntı var demektir.</p>
<p>Komşum, “kızım çok kötü hastaneye yetiştirmemiz gerekli&#8217; dedi. Ben bu durumlara alışkın olduğum için hemen arabayı hazırlandım; anne ve baba hastayı koma halinde arabaya bindirdiler. Durumu görünce herhangi bir şey bile soramadan yönümü en yakın hastaneye çevirdim ve son gaz arabaya yüklenmeye başladım. Üç beş dakika sonra polis arabalarının sirenlerle beni takip ettiklerin fark ettim. O zaman gençlik var, polisler bana ancak hastanede yetişebildiler. Durumu görünce benimle birlikte hastaya yardım ettiler ve gittiler.</p>
<p>Üç gün içerisinde doktorlarımızın olağanüstü  gayreti ve çalışmalarımız sonucunda hasta yeniden hayata döndü. Bir hafta içerisinde taburcu edildi ve eski yaşantısına döndü.</p>
<p>Günlük hayatımızda buna benzer onlarca örnek sıralayabiliriz. Buna benzer olaylar hepimizin başından geçmiştir.</p>
<p>Bunları neden yazıyorum… Yardımlaşma duygusu, insanoğlunun doğasında mevcuttur. Hiç bir insanın yalnız başına, destek almadan yaşama şansı yoktur. Bunu en iyi anlatan ‘komşu külü’ atasözüdür.</p>
<p>Bundan dolayı insanların birbirlerine kinle, öfkeyle bakması doğru değildir. Suni gerilimlerin çıkar grupları tarafından yaratıldığı düşüncesindeyim.</p>
<p>Bizler birlikte yaşamak zorundayız. Çünkü hayat zordur. Yaşamak için komşunun, arkadaşın, akrabanın desteğine ihtiyaç vardır. Bu nedenle küsmek, darılmak, konuşmamak, selamlaşmamak, insanları ötelemek, komşuluk, akrabalık, arkadaşlık, hemşerilik duygularını zedeler. İnsanların bu duyguları zedelenirse kargaşa çıkar, kaos ortamı oluşur. Bu nedenle duyarlı her insanın ısrarla bu duygular etrafında birleşmesi gerekir.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/komsu-komsunun-kulune.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DOĞRULUK İÇTENLİK AÇIKLIK</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/dogruluk-ictenlik-aciklik.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/dogruluk-ictenlik-aciklik.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2015 14:54:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mahir ÇELİK]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=9976</guid>
		<description><![CDATA[Kim olursa olsun, ne olursa olsun insanları birbirlerine kenetleyen, bağlayan en önemli duygu dürüstlük duygusudur. Eğer insanlar arasında bir samimiyet ve şeffaflık varsa; dürüstlük temeline dayalı bir ilişki varsa  bu tür ilişkiler sonsuza kadar devam eder. Eğer insanlar arasında menfaate ve çıkara dayalı bir ilişki varsa; menfaatin bittiği yerde ilişkininde bittiğini görmekteyiz. Herhangi bir olayın, herhangi çalışmanın doğru yorumlanması ve doğru sonuç verebilmesi için [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Kim olursa olsun, ne olursa olsun insanları birbirlerine kenetleyen, bağlayan en önemli duygu dürüstlük duygusudur. Eğer insanlar arasında bir samimiyet ve şeffaflık varsa; dürüstlük temeline dayalı bir ilişki varsa  bu tür ilişkiler sonsuza kadar devam eder. Eğer insanlar arasında menfaate ve çıkara dayalı bir ilişki varsa; menfaatin bittiği yerde ilişkininde bittiğini görmekteyiz.</p>
<p>Herhangi bir olayın, herhangi çalışmanın doğru yorumlanması ve doğru sonuç verebilmesi için insanların birbirlerine karşı samimiyeti ve dürüstlüğü önemlidir. Bunları günlük hayatımızda, iş alanlarında sürekli yaşamaktayız ve devamlı gündeme taşımaktayız. Son yıllarda bu ilişkilerin oldukça zedelendiğini; bunun doğal sonucu olarak da insanî ilişkilerin azaldığını görmekteyiz. İnsanlar çıkarları için birbirlerini karalamakta, ezmekte, en yakın dostlarına sırt çevirmekte, zarar vermektedir. Böylece insanı ilişkilerde onarılması güç hasarlar oluşmaktadır.</p>
<p>Dürüstlük, aynı zamanda güvenilir olmayı, erdemli olmayı, insanlara karşı açık olmayı gerektiren bir eylemdir. Yalan, hile, düzenbazlık, iki yüzlülük gibi olumsuz tavırları reddeder; karşısında durur. İnsanlar var oluşlarından günümüze kadar birbirlerine ihtiyaçtan kaynaklı olarak  dürüstlük ve yardımlaşma dürtüsü ile bir araya gelebilmiş; birbirlerine inanan, güvenen insanların biraraya gelmesi ile günümüzdeki toplumların temelleri atılmıştır. O halde sürekli birarada olmak zorunda isek birbirimize de ihtiyacımız olacak demektir.</p>
<p>Peki neden kuyu kazma, yalan söyleme, hile yapma ihtiyacı hissediyoruz. Çok basit çıkarlarımız için peki değer mi? Bence değmez… İnsanlığın  karamsar ve umutsuzluğun fazla olduğu günümüzde geleceğimiz için, çocuklarımız için, insanlık için kendi çıkarlarımızdan az da olsa  fedakârlık yaptığımızda daha yaşanılabilir bir ortam bulunabilir. Çünkü, dünya nimetleri yeryüzünde yaşayan her insana yetecek kadar boldur. Yeter ki biz dürüst olalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/dogruluk-ictenlik-aciklik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YARIYIL TATİLİ VE YAPAMADIKLARIMIZ</title>
		<link>http://www.malatyayabakis.com/yariyil-tatili-ve-yapamadiklarimiz.html</link>
		<comments>http://www.malatyayabakis.com/yariyil-tatili-ve-yapamadiklarimiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2015 14:38:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Mahir ÇELİK]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.malatyayabakis.com/?p=9393</guid>
		<description><![CDATA[15 günlük yarı yıl tatiline gireceğimiz bu hafta sonu öğrencilerimizin güzel bir tatil yapabilmelerinin koşulu var mıdır, yok mudur? Bu ayrı bir tartışma konusu olabilir. Ama bizler ebeveyn olarak her türlü olumsuz koşullara rağmen bu konuda fikir yürütmek ve en değerli varlıklarımız olan çocuklarımıza imkanlarımız oranında bir tatil ortamı sunmak görevimizdir diye düşünüyorum. Tabii tatil [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>15 günlük yarı yıl tatiline gireceğimiz bu hafta sonu öğrencilerimizin güzel bir tatil yapabilmelerinin koşulu var mıdır, yok mudur? Bu ayrı bir tartışma konusu olabilir. Ama bizler ebeveyn olarak her türlü olumsuz koşullara rağmen bu konuda fikir yürütmek ve en değerli varlıklarımız olan çocuklarımıza imkanlarımız oranında bir tatil ortamı sunmak görevimizdir diye düşünüyorum.</p>
<p>Tabii tatil derken bunu lüks bir olay olarak değerlendirmemek gerekir. En iyi tatil, en iyi dinlenme ortamlarıdır. Diğer bir deyimle en huzurlu ortamlardır. Bence çocukların en rahat, en huzurlu olabilecekleri  ortam ebeveynlerinin yanıdır. Diğer bir deyimle sevdiklerinin yanıdır.</p>
<p>Bu anlamda çocukların tatilde anne ve baba ile birlikte olmaları onlara  güven ve huzur ortamı yaratacaktır. Hem de birbirlerini daha iyi anlama ve tanıma fırsatı olacaktır. İşte bu ortamda  ebeveynlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Bunlardan en önemlisi sevginin gücüne inanmak ve onlara her koşulda sevdiğinizi hissettirmektir. Bu güven ve sevgi ortamında onların sorunlarını birlikte konuşmak, onlarla birlikte çözüm üretmek ve bu sürece katarak sorumluluk bilinci vermek gerekir.</p>
<p>Bu denklemi çözüp çocuğumuzla bir arkadaş gibi iletişim kurma becerisi gösterdiğimiz zaman çocuğumuzu doğru bir yola kanalize etme şansımız yükselecektir. Bundan sonra yapmamız gereken onların da kabul edeceği bir program etrafında anlaşmak ve bu programı tatil süresince uygulamaktır. Bu program yaşa, bulunduğu sınıfa ve ortama göre değişebilir.</p>
<p>Burada temel hedef çocuğun zihinsel olarak dinlenebilmesini sağlamaktır. Bunun için  tiyatro, sinema, kitap okuma, spor yapma vs gibi sosyal aktiviteler yanında arkadaş &#8211; akraba ziyareti, kısa gezintiler, sosyal içerikli ve zararsız tv programları gibi faaliyetler zihinsel dinlenmeyi arttırıcı faaliyetlerdir. Bunun yanında çocuğunuzu aşağılamak, horlamak, başkaları ile kıyaslamak,  sürekli eleştirmek, sürekli başarı beklemek, tehditle başarı istemek en tehlikeli ve telafisi zor davranışlardır.</p>
<p>İyi tatiller çocuklar..</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.malatyayabakis.com/yariyil-tatili-ve-yapamadiklarimiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
