Dolar : Alış : 5.3710 / Satış : 5.3807
Euro : Alış : 6.0755 / Satış : 6.0865
HAVA DURUMU
hava durumu

malatya8°CSisli

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 13416 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

DİN VE BİLİM

09 Ekim 2018
Ana Sayfa » Genel » DİN VE BİLİM
DİN VE BİLİM

Endenozya’da iki yüz milyon, Hindistan’da yüz elli milyon olmak üzere; farklı coğrafyalarda ve farklı devletlerin egemenlikleri altında, bir buçuk milyar Müslüman yaşamaktadır.

 

Afganistan, Irak, Suriye ve Filistin’de yaşayan Müslümanlar, fiili işgal altındadırlar. İşgal altında yaşayan yörelerde ve diğer yörelerde yaşayan halk, zenginlikler üretemiyor. Var olan zenginliklerden de yararlanamıyorlar. Petrole dayalı oluşan zenginlik, belirli ellerde toplanıyor.

 

Fert başına düşen gelir, son derece yetersiz. Tarıma dayalı ekonomi varlığını sürdürmekte. Okuma-yazma oranı çok düşük. Kadınlar, okuma-yazma konusunda yok gibiler.

 

Siyasi rejimlerde monarşiler egemen durumunda. Sadece Türkiye, Lübnan ve Filistin’de demokrasi uygulamaları var. İran, Libya ve Pakistan, İslam Cumhuriyetleridir.

                               

İnsanlar arası ilişkileri yoğunlaştıracak şehirleşme ve demokratik yapının yeterli geliştiği görülmüyor.

 

Afrika, Asya, Amerika ve Avrupa’da Müslümanlar yoksulluk, sefalet ve cehalet içinde yaşamaktadırlar.

 

İslam Dini, Kur’an ve Kuran’daki bilime yapılan davetler yok sayılarak; bir hatıralar dini, bir geleneksel din olarak gösterilmek isteniyor.

 

ABD, Avrupalı bazı devletler ve İsrail tarafından yaratılan devlet terörleri yok sayılarak, İslamiyet, terörle özdeşleştirilmeye çalışılıyor.

Oluşturdukları İslam Uygarlığı’nın yanı sıra, Antikçağ Latin ve Yunan eserlerinin Arapçaya çevrileri de yapılarak; Batılılara kendilerini tanımaları için bir kapı ve pencere açan İslam toplumları, günümüzde, Batılıların fiili işgalleri altındadır.

 

İslam Uygarlığı’nın merkezi olan Bağdat, şimdi ne durumda?

 

Bu durumun nedenleri: İslam toplumlarının bilimden, teknolojiden, sanattan, felsefeden, eğitimden ve üretimden kopmalarıdır.

 

İslamiyet’in bilime verdiği önemi hiçbir din vermemiştir.

 

İslamiyet’in genel yaklaşımı, “Önce öğren sonra iman et”tir.

 

İslamiyet’in bilime yaptığı çağrılardan bazılarına birlikte bakalım:

 

“Yaratan Rabbinin Adıyla Oku.” (Kur’an, Alak Süresi, 1.inci ayet)

 

“Hiç Bilenlerle Bilmeyenler Bir Olur mu?” (Kur’an, Zümer Süresi, 9.uncu ayet)

 

“Beşikten mezara kadar bilim arayın, bilim tahsil edin.” (Hz. Muhammed)

 

“Çin’de olsa da bilim talep etmek her erkek ve kadına farzdır.” ( Hz. MUHAMMED )

 

“İki günü eşit olan kaybetmiştir.” (Hz. Muhammed)

 

“Ya âlim, ya öğrenci veya dinleyici veya dost ol, beşincisi olma helak olursun.” (Hz. Muhammed)

 

“Bilim, İslamiyet’in hayatıdır.” (Hz. Muhammed)

 

“Bana bir harf öğretenin kölesi olurum” (Hz. Ali)

 

300 yıldır, İslam toplumlarında, hangi bilimsel buluşlar ortaya konulmuş ve bu buluşlar sayesinde, bireyler ve toplumların yaşantılarında ne tür değişiklikler oluşmuştur?

 

Tarıma dayalı ekonomiden, sanayi ekonomisine geçemeyen, kent uygarlığı üretemeyen, bilgi toplumu ekonomisine son derece yabancı olan, insan beyninin üretim aracı durumunda olduğu, zenginliklerin ve güçlülüğün beyin gücüne bağlı olduğu günümüzde İslam toplumları olarak; petrole, ABD’ye, IMF’ye ve AB’ye bağımlı olarak değil bilim, teknoloji, sanat, felsefe, hayal, tasarım üreterek, özgürce bir yaşantı sürdürmeliyiz…

 

Yok, olmadan geç kalmış olmayalım…

 

 

 

 

 

 

           

 

 

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika