Dolar : Alış : 47.6858 / Satış : 47.7717
Euro : Alış : 54.9754 / Satış : 55.0744
HAVA DURUMU
hava durumu

malatya

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 15943 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

EKONOMİK KRİZİN “VAR”LA İMTİHANI

05 Eylül 2018
Ana Sayfa » Genel » EKONOMİK KRİZİN “VAR”LA İMTİHANI
EKONOMİK KRİZİN “VAR”LA İMTİHANI

Bir bilen bir cahile sormuş

Senin ilmin nedir diye.

Demiş senin bildiğin kadar.

Benim ilmimi sen ne bilirsin diyince

Demiş cahilliğime ver. (mba)

 

Bende başta ekonomi hocalarım olmak üzere sizlerin affına sığınarak yaşanan ekonomik krizle ilgili birkaç satır yazdım.

Ülkemizde yaşanan gelişmeleri fikrî takip edip içinde bulunduğumuz durumu birlikte değerlendirdiğinizde dün “Hadi canım, daha neler öyle şey olur mu?” dediğiniz konuların bugün gerçekleştiğini görüp bu süreçte hiç bir şeyin tesadüf olmadığını göreceksiniz!

Benim bu tesadüfler zincirinden anladığım bilindik bir hikâye olan “Kral çıplak” hikâyesi yıllardır bizlere görünmez kumaş kurgusu ile anlatılmış. Bugün anlıyoruz ki esas mevzuu görünmez kumaş değilmiş. Halkın göz bozukluğu yanında duyma yeteneğini de kaybetmesi imiş.

Kral çıplak hikâyesi anlatıla dursun aradan geçen onca zamandan sonra Anadolu’nun bağrından çıkan bilge Hoca Nasrettin yaşanmış alıntıları hem düne hem de bugüne bir cevap olarak karşılık bulmuştur. Eşeği çalınan hocanın o gün kendisine akıl verenlere verdiği,

– Yahu iyi, güzel de suçun hepsi benim mi? Bu hırsızın hiç mi suçu, günahı yok?

Cevabı bugün hala geçerliğini korumaktadır.

Kur’an-ı Kerim’de, birçok ayette yüce yaradan kullarına “Siz hiç akıl etmez misiniz?” diye tembih eder. Yaşanan gelişmeler sonrasında şüphesiz ki inanan insanlar ekonomik ve siyasi olarak geldiğimiz durumu aklıselim bir düşünce içinde değerlendirecektir. Çünkü ekonomi yönetimi akıl işidir, duygu işi değil.

Matematikte olduğu gibi iktisatta da çarpan etkisi olmayan sayı ile çarpan etkisi olmayan kişi hiç bir şekilde katma değer yaratmaz. Politikada bunun adı “eylemsiz siyaset”tir. Tıpkı Tv’de yayınlanan ben bilmem eşim bilir yarışmacısı gibi sadece “Yaparsın Aşkım” (Padişahım çok yaşa) diyerek verilen komutlara göre tempo tutarlar. Ülke gündemine ve memleketin sorunlarına söyleyecek sözleri olmayan yerel siyasetçilerin yaptıkları en güzel iş ise evcilik oyunu gibi STK ziyaretleridir. Bunun en güzel örneğini bugün ABD tarafından Türkiye’ye açılan bu ekonomik savaşta gördük.

Ekonomi yönetimi, para ve maliye politikasıyla kolektif başarı ister; tıpkı futbolda olduğu gibi. Futbol kolektif bir spordur. Başarı ferdi değil, takım halinde kazanılır. Teknik bilgisi ve becerisi olan futbolcular skora yaptıkları katkıyla kuşkusuz sahanın yıldızı olurlar. Ancak kaleye gelen her topun gol olduğu bir maçta maçın adamı kaleci olursa o zaman bu işte bir yanlışlık vardır. Bu seçim hiçbir şekilde sağlıklı bir seçim değildir. Bu seçim kesinlikle dış güçlerin oyu (oyunu) ile seçilmiştir demek çok büyük yanılgıdır. Saha içinde nelerin olduğunu ve gerçeği görmek için son günlerin güncel ifadesi ile bence “Var”a bakmak gerekir.

Ülkemizdeki ekonomik krizin en temel sorunu yapısal ve yönetimseldir. Adaletin ve hukukun tesis edilmediği, adil bir gelir dağılımının olmadığı sistemlerde ekonomideki beşli çete; (faiz, kur, cari açık, bütçe açığı ve enflasyon) en küçük olumsuzluk olası bir ekonomik krizde her zaman ülke ekonomisine ve siyasetine etki edecektir.

İktisatta yeni bir dönemin başlangıcı olan “oryantal ekonomik” sistemde ekonomik krizlerin panzehiri güçlü reel sektörlerdir. Onların direnci krizin etkisini minimize eder. Bu sistem de reel sektör güçlü değilse sermaye el değiştirebilir. Türkiye’de reel sektörün sahip olduğu sermayenin önemli bir bölümü son kırk yılda en az üç kez el değiştirdi. Bu ekonomik olarak bir tehlikenin olduğunun çok belirgin işaretidir. Bu gün yaşanan ekonomik krizin temelinde bu ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Üzerinde durulması ve sorgulanması gereken konu budur. Bu husus dikkate alınmadan, işin özüne inmeden bundan sonraki süreçte siyaseten teorik çözümler üretmek çok büyük yanılgıdır.

Gün, dünde kaldığımız gün değil; gün, yarın nerede olacağımız gündür.

Bu ülke 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekâtı’na başladığında, ekonomik ve siyasi ambargoyu göze alarak adaya çıktı. 40 yıl bunun bedelini ödedi. Gerekirse bir 40 yıl daha öderiz. Hiç kimse Türkiye Cumhuriyetini Devleti’ni tehdit edemez; bu ABD de olsa…

Çünkü biz Türk Milletiyiz.

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika