“SULTANSUYU ÖZELLEŞTİRİLMEYECEK”
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Malatya Sultansuyu Harası’nı ziyaret etti. Burada atları sevip eliyle besleyen Bakan Eker, seçim stresini bu şekilde attı. Sultansuyu’nun özelleştirilmesine yönelik söylemlere cevap veren Bakan Eker, böyle bir şeyin söz konusu olmadığını altını çizerek: “Malatya bir marka, Sultansuyu’da Malatya’nın bir markası. Özelleştirme diye bir şey kesinlikle yok dedi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, yerel seçim stresini Malatya’da Arap atlarını severek üzerinden attı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Malatya programı kapsamında Akçadağ ilçesindeki Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde incelemeleri esnasında Arap atlarına yoğun ilgi gösterdi. Bakan Eker, beraberinde Vali Vasip Şahin, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, AK Parti Malatya milletvekilleri Mücahit Fındıklı, Öznur Çalık, Mustafa Şahin ve Cemal Akın, bakanlığa bağlı çok sayıda kurumun genel müdürleri, bürokratlarla birlikte incelemeleri esnasında, Arap atlarıyla da yakından ilgilendi.
YENİ PROJELER VAR
Bakan Eker, havuçla ve şekerle beslediği atları zaman zaman severek öptü. Atları uzun süre sevdikten sonra açıklama yapan Bakan Eker, “İçinde bulunduğumuz hara Türkiye’nin at yetiştiriciliğindeki en önemli kurumlarından birisi. Burası Sultansuyu Harası. Bu bir marka, Malatya topraklarında bulunan Malatya’ya ait bir marka. Sultansuyu Harası, Sultan Abdülaziz döneminden beri saf kan Arap atı yetiştiriciliğinin en önemli müesseselerinden birisi. Halen burada 400 civarında safkan Arap atı var. Bunun 120 tanesi kısrak ve sürekli yeni taylar doğuruyor. Burası Karacabey ve Mahmudiye ile birlikte bütün Arap atlarımızın yetiştiği bir merkez. Bizim Malatya ile ilgili bu Sultansuyu’nda inşallah yeni fonksiyonlar kazandıracak projemiz var. Atçılığı, at sevgisinin geliştirilmesi, atlı sporların geliştirilmesi ve bunun sevdirilmesi, özellikle dünyada revaçta olan hipoterapi dediğimiz atla hem otistik çocukların tedavisi, hem diğer benzeri fonksiyonlarla birlikte buranın bir merkeze dönüştürülmesini biz arzu ediyoruz. Onunla ilgili proje var. İnşallah bundan sonraki süreçte Sultansuyu değerli bir üretim merkezi bizim için. Ve bunun başka bir amaçla kullanılması düşünülemez. Zaman zaman bir takım dedikodular söyleniyor ama bunların hiçbirisinin aslı astarı yok, hakikati yok. Malatya’nın bir markasıdır Sultansuyu. Ve Sultansuyu marka olarak kalmaya ve gelişmeye devam edecek. Sultansuyu’nun özelleştirilmesi söylentileri tamamen bir hayal ürünü veya kendilerinin böyle bir arzusu var” diye konuştu.
“SULTANSUYU ÖZELLEŞTİRİLMEYECEK”
Bakan Eker, “Biz buradaki atçılığı daha fonksiyonel, daha çok ilave bir takım hizmetler üretecek şekle dönüştürmenin peşindeyiz. Arap atında Türkiye, bu manada dünyanın en büyük ülkelerinden birisi. Üç önemli Arap atı yetiştirme merkezi ile Arap atı yetiştirme noktasında önemli bir payı var. Biz de bu mirasın farkındayız. Onu özenle koruyoruz. Bu kendi tarihimize kendi kültürümüze kendi değerlerimize bakış açımızın aynı zamanda ifadesidir” dedi. Bakan Eker, konuşurken sürekli yanına yaklaşan ata havuç vererek, konuşmasını sürdürdü.
Bakan Eker ve beraberindekiler, Sultunsuyu Tarım İşletmesi’ndeki TİGEM’in Döl Kontrol Laboratuvarı’nda inceleme yaptı. Bakan Eker, “Arkadaşlar Sultansuyu’nun kapatılacağına ilişkin söylentileri bir arkadaşımız demin sordu. Burası bizim daha geçen sene hizmete tamamladığımız, açtığımız önemli bir merkez. Proje test merkezi. Burada ıslah çalışmalarına dönük tohum geliştiriliyor ve bunlarla ilgili hayvancılıkta Türkiye’nin geleceğinde işletmelerimizde hem özel sektör, hem kamuya yarar sağlayacak çok önemli bir merkez. Sadece bu merkeze 6 milyon TL yatırım yaptık. Yakın tarihte Sultansuyu İşletmesi’ne biz toplamda 20 milyon TL yatırım yaptık. Biz Sultansuyu Tarım İşletmesini nasıl daha fazla geliştiririz, nasıl daha verimli kılarız, nasıl daha ileri teknoloji kullanırız ve hem TİGEM’in, hem Türk çiftçisinin hizmetinde daha fazla nasıl yararlanırız diye sürekli projeler yapıyoruz. Buranın kapatılacağına dair söylentilere en güzel cevap bu Döl Kontrol Merkezi’dir. Bunun için özelleştirme iddialarına en güzel cevap bu merkez. Onu sizinle paylaşmak istiyorum. TİGEM’in bu şekildeki tek Döl Kontrol Laboratuvarı Malatya’da” şeklinde konuştu.
“HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR”
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye genelinde dondan ve tabii afetlerden zarar gören meyvelere yönelik olarak başlatılan incelemenin sürdüğünü belirterek, “Hasar tespiti yapıldıktan sonra çiftçilerimizin yarasını sarmaya dönük neler yapabileceğimizi alternatifleriyle birlikte inceleyeceğiz. Konuyu da Bakanlar Kurulu’na götürüp arkadaşlarımızla birlikte değerlendireceğiz. Olabilecek yardımları, elimizde gelecek ne varsa şartlara göre duruma göre bunları da değerlendireceğiz” dedi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Malatya programı kapsamında Akçadağ ilçesindeki Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde incelemeleri kapsamında bir kayısı bahçesine girerek burada inceleme yaptı, dondan etkilenen kayısı dallarını eline mercek alarak yakından inceledi. Eker, “Allah bir daha göstermesin” dedi.
“ÖNCE TESPİTLER YAPILACAK, SONRA DURUM DEĞERLENDİRİLECEK”
Basın mensuplarına açıklamada bulunan Bakan Eker, “Malatya’da maalesef geçtiğimiz 29-30-31 Mart tarihinde bir don olayı vuku buldu. Türkiye’nin bazı bölgelerini etkiledi ama kayısı üretimini ciddi şekilde etkilemiş durumda. Bizim mem sigorta eksperleri hem bakanlık uzmanları iki gündür burada ayrıntılı bir şekilde çalışıyorlar. Malatya Sultansuyu’nda bir kayısı bahçesinde yerinde arkadaşlarla uzmanlarla birlikte burada inceleme yaptım. Ve birçok bölgede birçok ağaçta çok ciddi hasarlar var ve şu anda bu hasarların tespiti söz konusu. Tabi biliyorsunuz don olayı sigorta kapsamında. Çiçeklenme de içinde. Ve yüzde 75 de sigorta desteği ödüyoruz, hibe destek olarak. Ama buna rağmen Malatya’da yüzde 45 oranında bir sigorta oranı var. Bu yaklaşık yarısı. Geri kalan yarısı maalesef tüm ikazlarımıza rağmen, bütün yüksek desteklere rağmen sigorta yapmamış. Ama işte bu da bize hem ekonomi açısından, milli ekonomimiz açısından hem kuşkusuz üreticilerimizin mağdur olması açısından çok önemli. Biz böyle bir tablo oluşmasını üzüntüyle karşılıyoruz. Hasar tespiti yapıldıktan sonra çiftçilerimizin yarasını sarmaya dönük neler yapabileceğimizi alternatifleriyle birlikte inceleyeceğiz. Konuyu da Bakanlar Kurulu’na götürüp arkadaşlarımızla birlikte değerlendireceğiz. Olabilecek yardımları, elimizde gelecek ne varsa şartlara göre duruma göre bunları da değerlendireceğiz” şeklinde konuştu.
“AFET KAPSAMI KAVRAMI ÇOK FARKLI BİR ŞEY”
Bir gazetecinin “Zararın boyutuna göre Malatya’nın afet kapsamına alınması beklentisi var. Böyle bir durum olabilir mi?” sorusuna Bakan Eker şu cevabı verdi: “Afet kapsamı kavramı çok farklı bir şey. Çok ayrı bir şey. Bir yeri afet kapsamı ilan ettiğiniz zaman orada yaşam yok demektir. Orada yaşanmayacak demektir. Böyle bir kavramı çok dikkatli kullanmak lazım. Öyle bir şey söz konusu değil. Sadece meyvecilikte ağaçlarda don olayı olabilecek bir problem. Kayısıyı da don vurmuş ve ağaçlar zarar görmüş. Tabi bu üretimi de etkileyecek bir durum. Biz de bunun boyutuna göre hasarı tespit edip gereği neyse ona göre elimizden geleni yapacağız”
“TÜM BÖLGELERDE HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI YAPILIYOR”
Bir gazetecinin de “Kayısı gibi fındık ve zeytin üreticisinin de beklentisi var” ifadesi için de Eker şöyle konuştu: “Evet, onlar için de aynı şey söz konusu. Şu anda orada da tespitler yapılıyor. Fındık üretim bölgelerinde Karadeniz’de fındık ağaçlarında da benzeri bir durum söz konusu. Oralarda da şu anda hasar tespiti çalışmaları yapılıyor. Diğer bölgelerde başka meyveler için de olabiliyor. Türkiye genelinde mesela Akdeniz Bölgesi’nde Mersin, Adana bölgesinde Çukurova’da yine yer yer doğal olaylara bağlı olarak, ani hava ve iklim değişikliklerine bağlı olarak, ani hava değişimine bağlı olarak don fırtına benzeri olaylar oldu. Bunların hepsi şu anda inceleniyor. Hasar tespitlerine göre ürünlere göre uzmanlarımız onları inceliyor. Önce bir hasarın boyutunu bilmemiz lazım, değerlendirmemiz lazım ve ölçmemiz lazım. Ondan sonra da hasarın durumuna göre hem yasalar çerçevesinde hem diğer boyutlarıyla bir ayrıntılı değerlendirme yapıp gereği neyse ona göre uygun tedbirleri alıp gereğini yapacağı.”
“ÇİFTÇİNİN TARIM SİGORTASINI YAPTIRMASI GEREKİYOR”
Tarım sigortası oranının düşük olması ile ilgili bir soruya da Bakan Eker, “Don sigorta kapsamına alındı. Meyve bahçesi sahibi bahçesini diyelim ki 100 TL’ye sigortalıyorsa biz bunun 50 TL’sini kendisine veriyoruz. Bunun dışında çiçeklenme dönemi en başta sigorta kapsamında değildi kayısıda. Biz daha sonar çiçeklenme dönemini de sigorta kapsamına aldık. Ama çiçekleme dönemini sigorta kapsamına alınca bunun yükünü üretici çekmesin diye oradaki destek oranını yüzde 50’den yüzde 75’e çıkardık. Üreticilerimize de sesleniyorum; rica ediyorum, yani 100 liraya bahçesini sigortalatacaksa, 75 lirasını zaten biz hükümet olarak, bakanlık olarak destek olarak kendisine veriyoruz. 100 liranın 25 lirasını da çiftçi verirse o zaman tamamen, bütün hasarın tamamı sigortalanmış olur. Ve bunu anlatamadık maalesef. Malatya yüzde 45’de kaldı. Bu da tabi bizi üzüyor. Ondan sonra da tabi çiftçimiz haklı olarak mağdur olduk diyor. Yüzde 75 destek verdiğimiz halde vatandaşımız da yüzde 25’ini kendi ödeyip ağacını sigortalatmış olsa tamamı sigortalanmış olacak ve böylesi bir afette o zaman hazinenin de yükü artmaz, vatandaşımız da hasarını sigortadan karşılamış olur. Bizim bunu her fırsatta söylememiz lazım ki vatandaşımız bunun farkında olsunlar” şeklinde cevap verdi. İHA
YORUMLAR
BENZER HABERLER
KÖŞE YAZARLARI
Tüm Yazarlar
ÖĞRETİM YILI 2. DÖNEMİNDE ALINACAK GÜVENLİK TEDBİRLERİ GÖRÜŞÜLDÜ
İL GENELİNDE KAPALI YOL KALMADI AMA YAĞIŞ YENİDEN BAŞLADI
ZABITAYA ATEŞ AÇTI, 4 ZABITA YARALI
TSO ÜYELERİNE TARSİM’İN YENİLİKLERİ ANLATILDI
İL KOORDİNASYON KURULU VE İL İDARE ŞUBE BAŞKANLARI TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ







