19 MAYIS GÖSTERİLERİ NE OLDU?
Türkiye’de, demokratikleşmenin yoğun bir şekilde sürdürüldüğü ve demokrasi alanının genişlemekte olduğu yaklaşımlarına oldum olası hiç inanmadım ve bu yaklaşıma hiç katılmadım.
Çünkü:
Yargılamada; gözaltına almalarda uygulanan yöntemler, uzun tutukluluk süreleri, suçsuzluk karinesine uyulmadan kişiler hakkında silahlı terör örgütü lideri veya üyesi suçlamaları, hazırlanan fezlekeler, benim bu yargıya varmama neden olmuştur.
Üniversiteye girişlerde uygulanmakta olan katsayının kaldırılması, İmam Hatip Liseleri için yapılmış ve böylece Milli Eğitim’in, İmam Hatipler ekseninde yeniden dizayn edilmeye başlanmıştır.
Beni bu görüşe iten; İmam Hatiplerin arka bahçeleri olduğunu belirten bir zihniyetin olduğu ve bu zihniyetin, ilköğretim öğrencisi kızların türban takabilecekleri yaklaşımları karşısında yeterli tepki göstermemiş olmalarıdır.
Nitekim gelişmelere baktığımızda:
4+4+4 şeklinde üç kademeli olarak zorunlu eğitim süresini, 8 yıldan; 12 yıla çıkarılma ve eğitim öncesinin zorunlu duruma getirilmek istenilmesi…
Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının, bazen şehitlerin yası ileri sürülerek yapılmamış olması…
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramlarında temsili görevlere getirilen öğrencilerin, adeta bazı yerlere mesajlar veriliyormuş gibi oldukça ilerlemiş yaşta olmaları…
Son olarak da;
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı gösterilerinin ilçe ve illerde saha alanlarında yapılmasına son verilerek, belli bir ilin dışında, sadece okullarda günün anlam ve önemini belirten konuşmaların yapılması, şiirler okunması, halk oyunları gösterilerinin yapılması, “Acaba 19 Mayıs gösterileri ne oldu?” sorusunu sorma gereğini doğurmuştur.
Dini ve milli bayramlar, toplumumuzu motive eden ve insanları birbirine bağlayan en önemli unsurlardır. Milyonlarca eğitim çağındaki evladımız, çağa uygun olmayan eğitim sistemi içinde birkaç seçenek arasında yıllarca boğuşup duruyorlar. Milyarlarca lirayı da dershane adı verilen Milli Eğitim’in sırtında bir kambur gibi duran yerlere verdiler.
Öğrenciyi eğitime bağlayan, öğrencinin kendisini göstermesini sağlayan ve ailelerin evlatlarının gösterileriyle duygulandıkları ve gururlandıkları bu motivasyon ve milli duygularının yoğunlaştığı gösterilerden soyutlamak ne derece doğru olur?
Toplumdaki bireyleri birbirine bir harç gibi bağlayan ulusal değerlerimiz, teker teker aşındırılıp, yok edilmesin. Bu isteğimi sürekli olarak dile getiriyorum. Ulusal değerlerimiz, bir üst değer olarak değerlendirdiğimiz evrensel değerlerin temeli ve duvarlarıdır ve bize özgüdür. Ulusal değerleri olmayanların evrensel değerleri de olmaz.
YORUMLAR
BENZER HABERLER
KÖŞE YAZARLARI
Tüm Yazarlar
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ 2023 YILI YATIRIM PROGRAMI DEĞERLENDİRİLDİ
MALATYA’DAN 48 MİLYON DOLAR İHRACAT
KESKİN: “ZİNCİR MARKETLER ARTIK MİLLİ GÜVENLİK SORUNU OLMUŞTUR”
MALATYA TSO’NUN YENİ YÖNETİM KURULU BELİRLENDİ
GÜRKAN: “BÖLGE TRAFİĞİNİ RAHATLATACAK BİR YOL AĞI OLUŞTURULUYORUZ”







