Coşkulu 1 Mayıs kutlaması
1 Mayıs İşçi Bayramı Malatya’da Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Malatya Şubeler Platformu öncülüğünde Emeksiz Caddesi 100.Yıl Kavşağı’nda kutlandı. Emeksiz Alt Kavşağı’nda toplanan siyasi partiler, sendikalar ve dernekler ile öğrenci ve gençlik grupları Emeksiz Caddesi boyunca yürüyerek 100.Yıl Kavşağı’na kadar geldiler. Bu arada Eğitim-İş Sendikası kutlama alanını erken terk etti. Buna gerekçe olarak ise, alana geldiklerinde kendilerinin anons edilmemesi ve yok sayılmaları ifade edildi.
-Kutlama alanındaki konuşmalarda 100. Yıl ismi kullanılmadı ve bunun yerine ‘1Mayıs Alanı’ ifadeleri kullanıldı. Ayrıca alanda Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne iletilmek üzere 100. Yıl Kavşağı’nın isminin ‘1 Mayıs Alanı’ olarak değiştirilmesi talebinin yer aldığı bir imza kampanyası düzenlendi. İmza sayısının bir hayli fazla olması gözlerden kaçmadı.
-Buna ek olarak kayısının don ve doludan zarar görmesi nedeni ile üreticilerin zararlarının karşılanması amacı ile ilgili makamlara gönderilmek üzere yine bir imza standı oluşturuldu.
- Kutlamalara katılımın bu sene az olması gözlerden kaçmazken, bu yıl sahne düzeni de değiştirilerek, platform sağ tarafa doğru kuruldu.
- Mitingde bir konuşma yapan Düzenleme Kurulu Başkanı ve Eğitim-Sen Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü Tarık Kaya, AKP’yi sert sözlerle eleştirdi. Özellikle İstanbul Taksim Meydanı’nın kutlamalara kapatılması konuşma boyunca sık sık dile getirilirken Kaya: “Bizler bugün burada 1 Mayıs Meydanı’nda, 1 Mayıs birlik, mücadele ve dayanışma gününü hep birlikte kutlarken, Türkiye İşçi ve Emekçi sınıfının birliğinin ve dayanışmasının sembolü ve sınıf mücadelesinin en önemli tarihi hafızasını oluşturan ve uğrunda onlarca işçi kardeşimizi yitirdiğimiz Taksim 1 Mayıs meydanı, AKP hükümeti tarafından kutlamalara ve anmalara kapatılmıştır” ifadelerini kullandı.
“HÜKÜMET TAKSİM’İ KANUNLARI HİÇE SAYARAK YASAKLADI”
Mitingde bir konuşma yapan Düzenleme Kurulu Başkanı ve Eğitim-Sen Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü Tarık Kaya, “Bizler bugün burada 1 Mayıs Meydanı’nda, 1 Mayıs birlik, mücadele ve dayanışma gününü hep birlikte kutlarken, Türkiye İşçi ve Emekçi sınıfının birliğinin ve dayanışmasının sembolü ve sınıf mücadelesinin en önemli tarihi hafızasını oluşturan ve uğrunda onlarca işçi kardeşimizi yitirdiğimiz Taksim 1 Mayıs meydanı, AKP hükümeti tarafından kutlamalara ve anmalara kapatılmıştır” diyerek şunları söyledi: “AKP hükümeti, Taksim 1 Mayıs Meydanını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, ‘Toplantı ve Gösteri Yapma Hakkının, gösterinin yapılacağı yeri belirlemeyi de kapsadığı, DİSK’in, üyelerini anmak için Taksim Meydanı’nı kullanmak istemesinin hakkı ve üyelerine karşı bir görevi olduğu, bunun engellenmesinin İfade ve Toplantı Özgürlüğünün ihlali olacağı’ kararına rağmen yasaklamıştır. Yine AKP hükümeti, Taksim 1 Mayıs Meydanı’nı, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin, Toplantı ve dernek kurma özgürlüğünü yasal güvence altına alan 11. maddesini hiçe sayarak yasaklamıştır.
Yine AKP hükümeti, Taksim 1 Mayıs Meydanını, Türkiye Cumhuriyeti Anayasanın 90. maddesinde belirtilen, ‘Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletler arası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır’hükmünü yok sayarak yasaklamıştır.” “Biz bu ülkenin tüm değerlerini yaratanlarız. Biz işçileriz, kamu emekçileriyiz, hekimleriz, mimarlarız, mühendisleriz, şehir plancılarıyız. Biz, eşitlik, özgürlük, barış, adalet, bağımsızlık ve demokrasi için sokaklarda, meydanlarda, işyerlerinde, okullarda, yoksul mahallelerde ayağa kalkıp yüzlerini güneşe dönenleriz.” diyen Kaya konuşmasında daha sonra şunları belirtti: “Biz, yıllardır binlercesi iş başında öldürülen işçileriz. Yaşama hakkı en temek haktır. Bu hakkın korunması da hukuk devletlerinin birincil görevleridir. Yaşamak için ölümüne çalıştırılmaya isyan ediyoruz. Biz, simit hesabıyla ne kadar iyi durumda olduğu iddia edilen asgari ücretli işçileriz. On bin asgari ücreti bir ayakkabı kutusuna sığdıranların bizi “aşağılamasına” isyan ediyoruz. Biz, taşeron çalıştırmayla, özel istihdam bürolarıyla, esnek çalıştırmayla, sözleşmeli personel uygulamalarıyla köleliğe mahkûm edilenleriz. Fabrikada, okulda, hastanede, atölyede, işyerlerinde, medyada, bankada, plazada, ambarlarda çalışırken yakalarımızın rengi ve statülerimiz farklı olsa da hepimizin bir ortak yanı var. Biz, insanca yaşamak için bir güvencesi olmayanlarız. Biz kıdem tazminatımız için direnenleriz ve pazarda alınıp satılan bir meta muamelesi görmek istemiyoruz. Biz, emeğinin karşılığı olarak açlık sınırına yakın, yoksulluk sınırına uzak bir maaşın reva görüldüğü, grev ve gerçek toplu sözleşme hakkı, örgütlenme ve siyaset yapma hakkı yok sayılan, mezarda emekliliğini sürgünlerde bekleyen kamu emekçileriyiz. En insani ve en temel haklarımızı savunduğumuzda “terörist” damgası yemek, tutuklanmak istemiyoruz. Biz bu ülkenin onurlu insanları olarak insanca yaşamak istiyoruz. Biz, sesimizi, isteklerimizi, taleplerimizi haykırdığımızda ‘polis destanıyla’, adalet sarayıyla, yasakla, sürgünle, sansürle, panzerle, TOMA’yla, copla, gaz fişekleriyle, hapishanelerle, tabutluklarla karşılaşan bir halkız. Susmak ve “kaderdir” diyerek boyun eğmek istemiyoruz. Biz, yasalarda örgütlenme hakkı, mahkemede şikâyeti, devlet katında sözü yok sayılan milyonlarız. Kaderimizin bir avuç insanın dudaklarının arasında olmasını kabul etmiyoruz” dedi.
Konuşmanın ardından davul-zurna eşliğinde mtinge katılanlar halay çekti. Daha sonra Eğitim-Sen müzik grubu konser verdi. Miting geçtiğimiz yıllarda yyaşamını yitiren Karadenizli ünlü sanatcı Kazım Koyuncu’nun kardeşi Niyazi Koyuncu mini bir konser verdi.
YORUMLAR
BENZER HABERLER
KÖŞE YAZARLARI
Tüm Yazarlar
ÖĞRETİM YILI 2. DÖNEMİNDE ALINACAK GÜVENLİK TEDBİRLERİ GÖRÜŞÜLDÜ
İL GENELİNDE KAPALI YOL KALMADI AMA YAĞIŞ YENİDEN BAŞLADI
ZABITAYA ATEŞ AÇTI, 4 ZABITA YARALI
TSO ÜYELERİNE TARSİM’İN YENİLİKLERİ ANLATILDI
İL KOORDİNASYON KURULU VE İL İDARE ŞUBE BAŞKANLARI TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ







