Ali Topu Tut ve Bir Malatya Hikayesi
Mesleğimiz gereği mevzuat ile ilgili yıllardır hep yazıyoruz, zülfü yare dokununca da Malatya ile ilgili yazmadan da edemiyoruz. Bugün bir farklılık olsun, biraz da gülelim dedim ve bizim Ali’yi yazmaya karar verdim. Bu Ali sizlere de yabancı değil hepimizin tanıdığı bizim Ali.
İlk okulda bize ilk öğretilen cümlelerdir,
Ali topu tut,
Tut Ali tut,
Top Ali top..
Bir “Ali”nin, (isim-kişi) bir “top”un (cisim-nesle) ve bir “tutma” (fiil) eylemi, bizlerin nesiller boyu hayatı öğrenilmesini sağlayan yapı taşı bir cümledir “Ali Topu Tut”
“Ali Mektebi” ise askerde okuma yazma bilmeyen askerlere, okuma yazma öğretilen yerdir.
Bir de “Cin Ali” vardır ki!
Cin Ali, cin gibidir. Bunların bazıları vardır ki cin olmadan adam çarpmaya kalkarlar. (İşte o zaman Ali Cengiz olur çıkarlar, bilindik Ali Cengiz oyunu sahnelenir.)
Cin Ali’nin çok bilindik, Cin Ali’nin topu, Cin Ali’nin atı, Cin Ali’nin topacı, Cin Ali’nin oyuncakları gibi sayısız hikâyeleri vardır.
Günümüzde öyle Ali’ler vardır ki, bu Ali’ler cin Ali’ye taş çıkartır. Bu Ali’ler ne iş olsa yaparlar.
Ali topu at, Ali topu tut, Ali topu getir gibi, kendilerine verilen her işin üstesinden en üst düzeyde yıldırım hızıyla gelirler.
Ali’lerin tek sorunu, bunlara bir iş söylenirken dolaylı yoldan söylenmesin.
Şöyle ki, Ali topu bize getirirken simitçiye git simit al, oradan bakkala uğra gazoz al, yandaki manava geç elma al, suyu almayı unutma” gibi dolambaçlı yollardan anlatılmasın. Ali’ye böyle bir görev verilirse (suyu nereden alacağı söylenmediği için) Ali öyle işler yapıyor ki sokakları şaşırıyor, sonra hiç kimse işin içinden çıkamıyor.
Malatya’lı bir genç anlatıyor. Malatya’nın bir köşesinde arkadaşlarla birlikte otururken, ortalama 40-45 yaşları arasında bir amca kendinden emin tavırla yanımıza geldi;
- Nasılsınız gençler.
- İyilik, güzellik.
- Mevzu derin anlaşılan.
- Evet mevzu Malatya der, gençler.
- Benim üzerime vazife değil ama, kulak misafiri oldum, duydum sizin konuştuklarınızı.
- Ee abi ?
- Ben ders veriyorum, der..
Gülüşmelerden sonra gençler sorar:
- Pardon abi de sen kimsin?
- Ben mi? Ben Ali, cin Ali, ali okulu mezunu Ali…
O sıra çaylar gelir, çayı getiren garson Malatya’lı gençlere yüzünde hafif tebessümle baktıktan sonra, kaşlarını çatarak, Ali’ye döner;
- Lan oğlum rahatsız etme milleti, kalk (Bak) git der.
Ahh Ali ahh.. Ana gurban verene!
Bir bilsen Ali, neler çektin sen bizden neler..
YORUMLAR
BENZER HABERLER
KÖŞE YAZARLARI
Tüm Yazarlar
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ 2023 YILI YATIRIM PROGRAMI DEĞERLENDİRİLDİ
MALATYA’DAN 48 MİLYON DOLAR İHRACAT
KESKİN: “ZİNCİR MARKETLER ARTIK MİLLİ GÜVENLİK SORUNU OLMUŞTUR”
MALATYA TSO’NUN YENİ YÖNETİM KURULU BELİRLENDİ
GÜRKAN: “BÖLGE TRAFİĞİNİ RAHATLATACAK BİR YOL AĞI OLUŞTURULUYORUZ”







