...
HAVA DURUMU
hava durumu

malatya

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 15943 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

SANIK AYAĞA KALK

14 Mart 2014
Ana Sayfa » Genel » SANIK AYAĞA KALK
SANIK AYAĞA KALK

17 Aralık’tan beri yaşanılan kargaşa ve yapılan tartışmaları izledikçe, sosyal ilişkiler açısından ilkellikleri yaşamayı milletime yakıştıramıyorum. Kovalamacılara baktıkça “Vay anasını” diye söylenmemek mümkün değil.

Bizim kuşak, siyasal yaşamın önemli tartışmalarına tanık oldu veya tartışmaların içinde aktif olarak yer aldı. 1960 devrimini eleştirenler eleştirsin, 1961 anayasasındaki sosyal devlet anlayışı ve düşünce özgürlüğündeki açılımların, genç kuşakları önemli ölçüde etkilediği gerçeği inkar edilemez. Bugün sosyal olayları değerlendirirken, o günlerin önemi daha iyi anlaşılmaktadır.

Sayın (İsmet İnönü, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Turgut Özal, Alpaslan Türkeş, Necmettin Erbakan, Deniz Baykal) siyasi liderlerin mücadelelerine tanıklık yapan vatandaşlarımızın, geçmişi mumla aradıklarını tahmin ediyorum. O dönemlerde, Yasama -Yürütme -Yargı erklerinde böyle kaotik bir durumun yaşandığını söyleyemeyiz

O günkü tartışmalarda, Türk devletinin kuruluşunda benimsenen ilkeler tartışmaların dışındaydı. Siyasal mücadele, ekonomi ve onun öngördüğü siyasi sistem üzerine yoğunlaştığı için yönetim anlayışları ve demokrasi koşulları tartışılıyordu. Ekonomik yapımız bugünkü kadar büyük olmamasına karşıt, kapitalist sistem, liberalizm, sosyal demokrasi ve parasalcı politika (Milton Friedman) siyasal tartışmalarda rehberdi.

Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlık yapan Sayın Turgut Özal, muhafazakarlık düşüncesini içsel yaşamış ve ekonomik görüş olarak paracı politikalar uygulayarak Türk ekonomisinde önemli açılımlara neden olduğunu söyleyebiliriz. Yaz aylarında şort giyerek gezebilen ve önemli açılışlara o kıyafetle katılabilen lider olarak da klasik devlet adamlığı anlayışına farklı yaklaşabilmiştir. İlk yıllarda tartışılsa bile yapılanların bürokraside önemli değişimin nedeni olarak algılanmalıdır. Mesajı açıktır, bugünkü söylemle ben sahillerinde adamıyım denilmekte idi.

Muhafazakar anlayışlarında ötekileşmenin olmadığı görülürdü. Sayın Necmettin Erbakan’ın dışındaki liderlerin toplumun yaşam felsefesiyle ilgili tartışmaları olmamıştır. Sayın Necmettin Erbakan’ın da, devletin temel ilkelerini yok sayan bir tartışmaya girdiği de görülmemiştir.

Liderlerin ortak özellikleri ise, çağı algılayabilen ve uluslar arası ilişkilerde evrensel değerlere göre ilişkilerini düzenleyerek devletinin menfaatlerini koruma konusunda ilkeli olmalarıydı.

Bugün, ilk meclisin değerlerini kabul edip Cumhuriyetin ilanından 2002 yılına kadar olan değerleri yok sayan bir anlayış ile karşı karşıyayız. On bir yıllık iktidarlarında kendi anlayışlarına göre aşama aşama toplumu şekillendirmeye çalışılmaktadır. Dış politikada da bu anlayışa göre hareket edilmeye başlanılınca, dünün dostlarıyla kavgalı bir durum ortaya çıkmıştır.

Ekonomide, 2000 yılında yaşanan kriz ile ilgili yapılan düzenlemeler meyvesini verecek aşamaya gelindiğinde, AKP’nin iktidara gelmeleri en büyük şansları olmuştur. Alınan önlemleri Avrupa Birliği’ne girme kriteriyle de pekiştirmeye çalışmaları, ekonomide olumlu gelişmelere neden olmuştur. Bankacılık sektöründe alınan önlemleri taviz vermeden uygulamaları Amerika ve Avrupa’da yaşanan ekonomik krizden büyük ölçüde etkilenmesini engellemiştir.

Ancak, kendi zenginini yaratma ve siyasal anlayışlarına göre toplumu dizayn etme felsefeleri, rant ekonomisini ortaya çıkarmıştır. Tartışılan yolsuzluklar, kutular içindeki dolarlar bu anlayışın kaçınılmaz sonuçlarıdır. İhale yasaları ve imar alanlarıyla ilgili kararlar yamalı bohçaya neden döndüğü şimdi anlaşılmaktadır.

Anayasa referandumu ile yasama, yürütme, yargı erkinin yönetiminde düzenlemelere gidilmiştir. Ortalık günlük gülistanlıktı. Her şey tıkır tıkır işliyordu. “Beraber yürüdük biz bu yollarda” denildi. Dünya liderliği havası atıldı.

Yükselen güç, toplumun yaşam değerlerine müdahale etmeye yönelince, umulmadık tepkiyle karşılaştı. Doksan yıllık yaşam ekseninin kaydığını gören sosyal gruplar harekete geçmişti. Apolitik olarak değerlendirilen gençlik ayaktaydı. Baskı ile sindirme çabaları, toplumun dengelerini bozdu. Halk gerçekleri aramaya başladı.

Uluslar arası ticarette, Ortadoğu’nun siyasal ortamı göz ardı edilerek hareket edilmesi, farklı yöntemlerle çözüm yolları aranması, bugün tartışılan yolsuzluklar konusuna zemin hazırladığını söyleyebiliriz.

Bölgedeki devletlerle olan ilişkilerde, anlayışlarına uygun olan grupları desteklemeleri uluslar arası ilişkilerde farklılıklar yaratmıştır.

Gelinen noktada yasama, yürütme, yargı birbirleri ile kavga etmektedir. Tenha yerde kim kimi sıkıştırırsa dayak başlıyor. Mahallede hırsız polis kovalamacısı başladı. Vatandaş “YOLSUZLUKLAR NE OLACAK-KUTUDAKİ DOLARLAR NE OLACAK” diye soruyor.

On bir yıllık iktidar bunun hesabını vermelidir. Suçladıkları ve komplo kurmakla suçlanan kurumlar ve kadrolar kendi yönetimlerinde yapılan düzenlemelerle gerçekleşmiştir. En üst kurumda görevli kişiler sistemden şikayet etmektedir. Bugün bir kargaşa ve yetkiyi kötüye kullanma var ise, sorumluları kendileridir.

Günah çıkarmak için, kendilerini melek göstermek için takla atıyorlar durmadan. At bir taklada görelim misali.

Kimileri televizyon televizyon dolaşıp uluslar arası komplo narası atıyor? Geçelim onları, ilk önce yolsuzluğu aydınlatalım ve sorgulayalım. Evde dolar saklamayı uluslar arası komplo mu önerdi diyeceğiz. Saf ve masum bir davranıştır mı diyeceğiz? Vatandaş sesleniyor “SANIK AYAĞA KALK.”

 

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika