Dolar : Alış : 47.1647 / Satış : 47.2497
Euro : Alış : 53.6951 / Satış : 53.7918
HAVA DURUMU
hava durumu

malatya

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 15943 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

TECİLDE YAŞANAN SORUNLAR

14 Mart 2014
Ana Sayfa » Genel » TECİLDE YAŞANAN SORUNLAR
TECİLDE YAŞANAN SORUNLAR

1 Temmuz 2012 tarihinde 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) yürürlüğe girmesiyle birlikte şirketlerde kurumsal yönetim ilkelerinin öne çıktığı görülmektedir. Özellikle kurumsal şirketlerde yayınlanan iç yönergeler ve sirküler ile başta yönetim kurulu üyeleri arasında olmak üzere işletmenin/şirketin faaliyetlerine uygun olarak birim/bölüm gibi kendi içyapılarında oluşturdukları kurumsal organizasyon şemasına göre yetki ve sorumlulukların belirlenmesi ve görevlendirmelere ilişkin yayınlanan imza sirküleri kapsamında temsil ve yetki devri yapılmaktadır.

Yeni TTK’ da anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde ise şirket müdürü/müdürler kurulunun yapısına, görev ve yetkilerine ilişkin bir takım yeni düzenlemeler yer almaktadır. Yeni TTK’nun anonim şirketler ile ilgili Yönetimin devri başlıklı 367.maddesi ile Temsil yetkisi başlıklı 370 ve 371 maddelerinde, Devredilemez görev ve yetkiler başlıklı 375 maddesinde yönetim kurulunun, yönetim hakkı ve temsil yetkisi devrinin birbirinden bağımsız olarak düzenlendiği, limited şirketler de ise Yönetim ve temsil,  başlığı altında 623- 624 ve 625 maddeleri ile Temsil yetkisinin kapsamı, sınırlandırılması başlıklı bölümde yer alan 629-630-631 ve 632 maddelerinde düzenlendiği görülmektedir.

Eski TTK’ da yönetim yetkisinin devri ve sonuçlarına ilişkin düzenleme ile yeni TTK’nun da yönetim yetkisinin devri ve sonuçlarına ilişkin yapılan düzenleme/işleyiş arasında farklılıklar mevcuttur. Bu farklılıkların en önemlisi yeni TTK’ da yönetim hakkı ile temsil yetkisinin devrini birbirinden ayırmasıdır. 6762 sayılı eski TTK’nun 137 maddesinde yer alan ultra vires kuralı 6102 sayılı yeni TTK’nun da yer almadığı için Yeni TTK’nın Anonim şirketlerin Temsil yetkisi/Kapsam ve sınırları düzenleyen 371 maddesinin gerekçesine baktığımızda (Kanunun anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümleri kıyas yolu ile LTD.ŞTİ için uygulanır.madde 629 ) şirketin hak ehliyetinin sınırlarını işletme konusu çizmektedir. Maddenin birinci fıkrası temsile yetkili olan kişilerin yapabilecekleri iş ve işlemlerin şirketin rücü edebilmesi ve edememesi yönünden sınırları göstermektedir. Şirketin amacı ve işletme konusu dışında yapılan işlemler de üçüncü kişiye karşı sorumluluk şirkete aittir. Bu fıkra işletme konusu dışındaki işlemlerin şirketi bağlaması kuralının istisnası düzenlemektedir.

Yeni TTK’nın 365. maddesi “Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olur.”denilmektedir. Yönetimin kurulunun yetki devrine ilişkin değerlendirmede yeni TTK 375′inci maddesinde yer alan “yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkileri”ni düzenleyen hususların dikkate alınması gerekmektedir. Bu madde dışında yer alan konularda yönetim kurulunun yönetim hakkı yetkilerini devri mümkün bulunmaktadır. Buna ilişkin düzenleme 367 maddenin birinci fıkrasında yer almaktadır. Bu konuda esas sözleşmeye konulacak bir hükümle yönetim kurulunun, düzenleyeceği bir iç yönerge (Kurumsal teşkilat/Sistem Yönergesi) ile yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. (Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere de devredebilir. Ancak, Yeni TTK, bu durumda “en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması”nı şart koymuştur.)

Yeni TTK’ nın 373. maddesinin birinci fıkrasında “yönetim kurulu, temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini, tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline verir.” Denilmektedir. Yönetim kurulu, şirketi temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir almış olduğu kararı notere onaylatarak bir suretini, tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline vermek zorundadır

Burada sorun olarak karşımıza çıkan konu ise yönetim kuruluna ait yetki ve yetki devri şartları ile şirket adına yerine getirilecek işlemlerin sonucunda yetki devri halinde sorumluluğun kime ait olacağıdır. Uygulamada büyük ölçekli ve kurumsal şirketlerde yetki ve sorumluluklar çerçevesinde (Şirket içi organizasyon) görev ve görev pozisyonlarına uygun olarak, (A) grubu,  (B) grubu veya (I.)derece, (II.) derece gibi imza yetkisi verilmekte verilen imza yetkilerinin “aşağıda yer alan iş ve işlemler”

  • Bir yönetim kurulu üyesi ve genel müdürün müşterek imzaları ile muteberdir.
  • Şirketimizi borç ve taahhüt altına sokan işlemler en az biri I.dereceden olmak üzere iki yetkilinin imzası ile yerine getirilir.
  • Şirketimizi borç ve taahhüt altına sokmayan işlemeler I. veya II. dereceden yetkilinin bir yetkilinin münferit imzası ile yerine getirilir.
  • Üst derecedeki imza yetkileri, bir alt derecedeki işlemler içinde geçerlidir.

şeklinde sınırları belirlenmektedir. Bunun dışında şirketin faaliyet konusu ticari işlemler ile birlikte ayrıca kullanılmakta olan her türlü bildirimler belgeler, formlar ve bunların ekleri ile ve suretlerinin şirket adına imzalanması, şirketin dâhili işlemlerine ait bilgi ve belgelerin imzalanması konularında da “birim amiri ve imza yetkili personel” şeklinde imza yetkisi ve yetki sınırlandırılması yapılmaktadır.

Yukarıda yer aldığı şekli ile yeni TTK yer alan düzenlemelerde özellikle; şirketlerin kurumsal yönetim ilkelerinin uygulanmasında “Yetkinin kullanımı”,“Yetkinin devri” ve Yetkinin sınırlandırılması” konularında. TTK’nın 367 maddesi ile getirilen düzenlemenin TTK’nın 371 maddesinde yer alan “Temsil yetkisinin sınırlandırılması, iyi niyet sahibi üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez.” düzenlemesi ile çeliştiği gerekçesi ile şirketlerin kendi içi organizasyonunda yer alan görev ve görev pozisyonlarına uygun olarak. (A) grubu,  (B) grubu veya (I.)derece, (II.) derece şeklinde imza yetkisi verilerek hazırlanan imza sirküleri kararlarının TTK’ nın 373 maddesi kapsamında Ticaret sicil müdürlüklerince tescil ve ilan aşamasında kısıtlanmak veya alınan kararların değiştirilmesi talep edilmektedir.

Söz konusu yetki devirlerinin geçerlilik şartı esas sözleşmede yer alması veya esas sözleşmede bu konuda bir sınırlama öngörülmemiş olmasıdır çünkü esas sözleşmeye uygun bir iç yönerge hazırlanmadan yapılan bir yetki devrinin gerçekleşmesi durumunda söz konusu devir geçersiz olacağından yönetim kurulu yapılan işlemin sonuçlarından müteselsil sorumlu olacaktır. Esas sözleşmeye uygun olarak hazırlanacak bir iç yönerge ile bir yetki devir yapıldığı hallerde ise, söz konusu devir bir yetki devri işlemi değil TTK’nın 366′ncı maddesi uyarınca bir iş bölümü paylaşımı niteliğinde değerlendirilmelidir.

Uygulamada yaşanan bu sorunun çözümü ve ilerde hukuksal açıdan sorun yaşanmaması için iç ticaret genel müdürlüğü tarafından bu konuda ki yanlış anlamayı veya oluşan tereddüdü ortadan kaldıracak bir açıklamanın yapılmasında yarar vardır.

Kaynak: 6102 sayılı Yeni TTK.

 

 

 

 

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika