TÜRKİYENİN CUMHURBAŞKANI
1982 yılında yapılan halkoylaması ile kabul edilen Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 101. maddesinde “Cumhurbaşkanın niteliği ve tarafsızlığı yer almaktadır.” Düzenleme “Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.” denilmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti 8. Cumhurbaşkanı ve hemşerimiz Turgut Özal 1989 yılında Cumhurbaşkanlığı görevine seçilmesi sonrasın da, TBMM’de yaptığı teşekkür konuşmasında; “21. Yüzyıla doğru giderken, üç büyük, üç temel hürriyeti geliştirmenin, sımsıkı korumanın uygar dünyanın önde gelen devletlerinden biri olmamızın vazgeçilmez şartı olduğunu görmeliyiz.” diyen Turgut Özal, bunları düşünceyi ifade hürriyeti, din ve vicdan hürriyeti ve teşebbüs hürriyeti olarak sıralamıştı. Konuşmasının devamında canım pahasına da olsa yeminime sadık kalacağım. Tarafsız kalacağıma dair yemin ettim ama ben taraf tutacağım. Neyin tarafını tutacağım? Atatürk ilke ve inkılâplarının tarafını tutmaya devam edeceğim. Anayasal kuruluşlarımıza destek olmaya devam edeceğim. Türkiyemiz’in yakın vadede Avrupa Topluluğu’nun en seçkin üyelerinden biri olmasının tarafını tutacağım. Cumhurbaşkanlığı makamını, her türlü iç siyaset sorunlarının üstünde tutacağım ama halkımın içinde, mütevazı bir vatandaş olarak, halkımla birlikte yaşayarak… ve nihayet sözlerimi şu idrak içerisinde bitirmek istiyorum. Bu sımsıcak milletin, bu güçlü ülkenin ve bu büyük Cumhuriyetin Cumhurbaşkanı olmak, benim için şereflerin en büyüğüdür. Ne mutlu Türküm diyene!” diyerek bitirmişti. (http://www.tbmm.gov.tr)
Bizler her zaman Cumhurbaşkanına siyasi kimlik verilmesinin doğru olmayacağını inan insanlar olarak, her ne kadar anayasamızda yazsa da Turgut Özal’ın konuşmasında belirttiği gibi Türkiye’nin Cumhurbaşkanı seçilecek kişinin;
- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.
- Dili “Türkçedir”. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, “Beyaz ay yıldızlı al bayraktır”. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti “Ankara”dır.
- Türkiye Devleti demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devleti,
konularında tarafsız olamamasına inanıyoruz.
Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 12. Cumhurbaşkanı seçilecek kişinin;
- Kuvvetler ayrılığı ilkesine ve hukukun üstünlüğüne inanan.
- Adalet duygusu gelişmiş, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletine taraf,
- Etnik ve dinsel ayrımcılık yapmayan, vatandaşı ötekileştirmeyen,
- Ahlaki değerleri yüksek, hoşgörü ve tevazu sahibi, halkına asla yalan söylemeyen
- Bilgi birikimli, geçmişi şaibeli olamayan, dünyada saygınlığı olan
- Kadın-erkek eşitliğine saygılı,
- Sanatı ve sanatçıya saygı duyan.
- Şahsi ikbal ve istikbali için ülkesini ülkesinin manevi değerlerinden taviz vermeyen.
Bir kişi olması istiyoruz.
Bu ülkenin vatandaşları olarak bizler Ağustos ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde
gelecek 5 yıl sürede görev yapacak Türkiye Cumhuriyeti Devleti 12. Cumhurbaşkanı seçeceğiz. Bu seçim hiç bir şekilde kimin daha iyi köprü ve kanal yaptığı oylanmayacak çünkü cumhurbaşkanın görevi Yol-Su-Elektrik getirmek olmayıp, Yol-Su-Elektriğin vatandaşa yolsuzluk olarak dönüp dönmediğinin denetlenmesidir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedî varlığı için hepimizin sorumlu bir vatandaş olarak kullanacağımız oy ile ülkemizin geleceğine katkı sunması gerekir. Aksi takdirde trafik ikaz levhalarında yer aldığı gibi,
Son çıkışın üç hali,
Otobandan önce son çıkış
Köprüden önce son çıkış
Uçurumdan önce son çıkış
levhalarından birisi bizim için gerçek olabilir.
Bize alternatif olmadığını söyleyenlere bizimde söyleyecek sözümüz var.
Yolumuz, yönümüz ve istikbalimiz için hiç birimiz çaresiz değiliz.
Çünkü çare biziz. Çünkü bizim irademizle her güçlüğü yenecek gücümüz var.
YORUMLAR
BENZER HABERLER
KÖŞE YAZARLARI
Tüm Yazarlar
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ 2023 YILI YATIRIM PROGRAMI DEĞERLENDİRİLDİ
MALATYA’DAN 48 MİLYON DOLAR İHRACAT
KESKİN: “ZİNCİR MARKETLER ARTIK MİLLİ GÜVENLİK SORUNU OLMUŞTUR”
MALATYA TSO’NUN YENİ YÖNETİM KURULU BELİRLENDİ
GÜRKAN: “BÖLGE TRAFİĞİNİ RAHATLATACAK BİR YOL AĞI OLUŞTURULUYORUZ”







