Dolar : Alış : 5.8124 / Satış : 5.8228
Euro : Alış : 6.4894 / Satış : 6.5011
HAVA DURUMU
hava durumu

malatya17°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 15 Kategoride 14041 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

YIKMAK KOLAY ZOR OLAN YAPMAK VE YAŞATMAKTIR

08 Ekim 2019
Ana Sayfa » Genel » YIKMAK KOLAY ZOR OLAN YAPMAK VE YAŞATMAKTIR
YIKMAK KOLAY ZOR OLAN YAPMAK VE YAŞATMAKTIR

Çağdaş, modern ve yaşanabilir şehircilik anlayışına göre şehrin merkezinde kalan ve şehrin geçmişini yansıtan kent kimliğini taşıyan yapıların korunarak geleceğe taşınması bu şehirde yaşayan insanların ve şehri yönetenlerin öncelikli görevi olmalıdır.

Çünkü şehirlerin de kendine özgü ruhları vardır. Bir şehrin sosyal ve kültürel oluşumu o şehirlerde yaşayan insan yapısına göre şekillenir. O şehirde yaşayan insanların entelektüel seviyesi şehir dokusuna doğrudan etki etmektedir.

Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk illerinden olan Malatya o dönemde başlatılan eğitim seferberliği kapsamında ilkokul, ortaokul, lise sanat ve meslek liseleri, öğretmen okulları ve köy enstitüsü ile bölgede eğitim seferberliğinin başlatıldığı önemli bir merkezdi. Bunun içindir ki o dönemde bu okullardan mezun olan Malatyalı gençler uzun yıllar devlet bürokrasisinde önemli görevlerde bulunmuşlardır.

Bunun en önemli kanıtı ise Malatyalıların dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü Çankaya Köşkü’nde ziyareti sırasında İsmet İnönü’ye ‘devletten gerekli hizmet alamıyoruz’ sitemleri üzerine; İnönü, ‘Ben Malatya’ya en iyi öğretmenleri gönderdim’ sözünü söylemesidir. Bu söz her şeyden önce Türkiye Cumhuriyeti devletinin en üst düzeyde Malatya’da eğitime verdiği önemin bir göstergesidir. Merhum Araştırmacı- Yazar büyüğümüz Ahmet Şentürk anlatmıştı; 1930’lu yıllarda öğrenim gördüğü Malatya Ortaokulu ve Lisesi’nde, o dönem de dünyanın en önemli üniversitelerinden biri olan Fransa Sorbonne Üniversitesi mezunu öğretmenleri bulunduğunu. (Tabi günümüz Türkiye’sinde ve Malatya’sında bu konu kendini Malatyalı görmeyenler için pek bir şey ifade etmeyebilir.)

Bu hafta içinde basında yer alan bir haberde Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan tarafından yapılan açıklamada millet bahçesi projesi içinde kalan meslek lisenin ardından Kanalboyu’nda bulunan Hacı Hüseyin Kölük Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Malatya Ticaret Lisesi’nin başka bir alana taşınacağını okuyunca çok şaşırdım.

Birden aklıma bu alan içinde kalan Atatürk Müze Evi ve Halk Eğitim Merkezi konferans salonu geldi.

Peki, bunlar da yıkılacak mı? Ya da bunlar yıkılmadan sadece ticaret liseleri yıkılarak o bölgede yapılacak bir tören alanı ne anlam ifade edecek?

Bilinen bir gerçek var ki oda bu şehrin öncelikli sorunu eğitimdir. Malatyanın eğitim sorunu çözülmeden bu okulların yıkılması kime nasıl bir katkı sağlar?

Bu okulları yıkarsanız bu okuldan mezun olanların Malatya ile gönül bağını nasıl yaşatacaksınız. Eğitime destek vermek için okul yaptıran ve isimlerini bu okulların adında gelecek nesillere örnek olacak şekilde yaşatmak isteyen hayırsever Malatyalılar adlarına yaptırdıkları okulların birer birer yıkıldığını görünce üzülmeyecekler mi? Ya da bunu gören hayırseverler bu tarihten sonra eğitime destek için okul yaparlar mı?

Geçtiğimiz yıllarda millet bahçesi yapılacak alanda bulunan lise (eski Merkez Lisesi, sonradan karma Atatürk Lisesi, daha sonradan Atatürk Kız Lisesi) yıkıldı. Şimdi Şehit Kemal Özalper Sanat Okulu, Malatya Ticaret Lisesi ve Hacı Hüseyin Kölük Anadolu Ticaret Lisesi ve Teknik Anadolu Lisesi yıkılacakmış.

Bu okullardan Şehit Kemal Özalper Sanat Okulu özel parantez açmak istiyorum; çünkü bu okul ismi ile Kıbrıs Türkünün Bağımsızlık mücadelesinde simgeleşmiş bir kahramanın, bir şehidin adını taşıyan bir okuldur. Bu özelliğinin dışında döneminde Türkiye’nin en önemli sanat okullarından birisiydi. Hatta Malatya’da ilk radyo yayınlarının gerçekleştirildiği birçok Malatyalı mahalli sanatçının burada program yaptığı bilinmektedir.

Bu konu Türkiye radyo tarihinde,1966 ve 1971 yıllarına ait Radyo ve Televizyon Özel İhtisas Komisyonu raporlarında verilen listede, “Malatya Erkek Sanat Enstitüsü; 1965 yılı sonlarında kısa dalga 43 mt. 7025 ksykl üzerinden radyo yayınına başlayan ve Aralıksız 1980 yıllara kadar faaliyet gösteren Malatya Şehit Kemal Özalper (ŞKÖ) Erkek Sanat Enstitüsü Eğitim Radyosu” bilgisiyle yer almaktadır.

Millet bahçesi (Kentsel tasarımı hiçbir şekilde Malatya halkı ile paylaşılmadan ve farklı senaryolar şeklinde tartışılmadan ihale edilen) içinde kalan bu okulu (ŞKÖ) yıkmak yerine projede yapılacak bir revizeyle okulun atölyeleri başta olmak üzere kullanılabilir bina ve yapıtlarının restore edilerek millet bahçesi içinde müze şeklinde kültürel ve sanatsal faaliyetler için tahsis edilmesi daha doğru olmaz mı?

Eski belediye binasının yıkılması, Kernek’in ve Kanalboyu’nun yok edilmesi gibi geçmişte örneklerini yaşadığımız olumsuzluklar hala daha hafızlarda dururken, (Dün eski belediye binasının yıkılışı, Kernek’in yok oluşunu alkışlayanların şimdi ne kadar yanlış yaptıklarını itiraf ettikleri gibi) bu şehri yönetmeye talip olanların bu şehrin kültürel ve sosyal değerlerini yok etmek için çaba sarf etmelerini anlamak mümkün değil?

Malatyaspor’un kurulduğu 1966 yılından 2018 yılına kadar aralıksız elli yılı aşkın bir süre acı tatlı günlerini şampiyonluklarını yaşadığı İnönü Stadı’nı ve yanında bulunan Atatürk Spor Salonu’nu ‘İdeolojik nedenlerle’ mehter marşı eşliğinde davul zurna ile törenle yıkıp Malatya’nın hafızasını yok etmekle tarihe geçeceğini zannedenlerden siyasi olanın İzmir marşı ile Malatya siyaset sahnesinden gittiğini hiç kimse unutmamalıdır. (Bu iki belediyeci Malatyalı bile değildi, iddiaya göre dönemin başkanını bu skandal yıkım töreni için ikna eden memur olanı halen belediyede önemli bir görevde Gürkan’la çalışmaya devam ediyor. Yine iddiaya göre, o zaman Battalgazi Belediye Başkanı olan Gürkan stadın bir bölümünün ve salonun yıkılmasına karşıydı ancak sözünü, o ikiliye dinletememişti.)

 

Atatürk Anıtı’nın bulunduğu mevcut tören alanı, günün koşullarına göre başta törenler sırasında yol açtığı trafik sorunu nedeniyle epeyce zamandır sıkıntılıdır. Bu şehre yeni bir tören alanı yapılacaksa eğer bunun için en uygun yer şuan da Malatya Büyükşehir Belediyesi binasının yanında bulunan binlerce metrekare büyüklüğündeki boş ve atıl duran alandır. Burada çadır kurup panayır düzenleyeceğinize burasını modern ve çağdaş bir tören alını yapmak daha doğru olmaz mı?

Özel şahısların özel imar aldığı bir dönemde kamusal alanların oluşturulması için nedense hep eğitim kurumları yıkılıyor. Şehri yönetenlerin bu konuda mevcut alanların yıkılarak değil yeni yerleşim alanları oluşturması daha sağlıklı değil mi?

Geçen yıl milyonlarca lira harcanarak güçlendirilen Kernek meydanında bulunan şehir kütüphanesi bir gecede yıkıldı, yok edildi. Bugün 800 bin nüfuslu büyükşehir Malatya’nın 21. yüz yılda bir halk kütüphanesi yok. Eğitim kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız ile siyasilerimiz başta olmak üzere hiç kimse tek kelime söz etmedi.

 

Eğitim şart!

Malatya “Ben daha çok cahil ve okumamış, tahsilsiz kesimin ferasetine güveniyorum” diyen bir rektör ve “Millet bahçelerinde yatıp yuvarlanacaksınız” diyen bir siyasi düşünce etkisi altında kalan ve yaşamayı hak eden bir şehir değildir.

Bu şehri yönetenler bugün bu konuda bir tercih yapacaktır!

Ya yirmi yıllık eğitimciliğini ön plana çıkartıp buraların geleceğe taşınmasına karar verecek ya da bu geçmişini reddederek siyasi ranta kurban edecektir.

 

Yazılacak ve söylenecek çok şey var fakat sorumuz tek.

 

“İnsanlık ve Medeniyetin Başladığı Anadolu’yu Anayurt Yapan Destan Şehir” söylemi sözde mi kalacak?

Ya da şartlar ne olursa olsun Malatya’nın dününe ve bugününe sahip mi çıkacağız?

Özetle şehirlerin tarihi ve kültürel değerlerinin korunması, geçmişin geleceğe taşınması, nesillerin birbiri ile kucaklaşması, var olan sosyo-kültürel değerlerin ve tarihi eserlerin korunması, gelecek nesillere taşınması ile mümkünken, sürekli göç alan Malatya’da sahip olduğumuz değerleri bir bir yok ederek kentlilik bilincini ve kent kimliğini nasıl oluşturacağız? Bu yok oluşları engelleyemez isek göçle gelen kozmopolit yapıya nasıl dur diyeceğiz.?

Bu konuda en önemli sorumluluk, şehreminindir, yani belediye başkanınındır. Malatyalıların da Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’dan beklentisi budur.

Bizi Anlayan

Zat-ı Hakk’da mahrem-i irfan olan anlar bizi

İlm-i sır’da bahr-i bi-payan olan anlar bizi

Bu fena gülzarına talib olanlar anlamaz

Vech-i baki hüsnüne hayran olan anlar bizi

Dünye vü ukba’yı tamir eylemekten geçmişiz

Her taraftan yıkılıp viyran olan anlar bizi

….

Niyâzî-i Mısrî

 

 

 

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika